Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Patent — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMevzuat
Yayın Tarihi14 Haziran 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
İnci ÖzçilsalAvukat

Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi

Devin Law & IP

Bu konu marka ve patent vekilliğinin dışında kalır. Bu alandaki hukuki hizmetler hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından verilir.

devinlaw.com.tr adresine git →

Türkiye ilk İklim Kanunu'nu yürürlüğe koydu. Çevresel sürdürülebilirlik ve karbon salımının azaltılması bakımından önemli bir yasama adımı olan düzenlemeyle, ülkenin iklim taahhütleri ilk kez politika belgeleri ve ikincil mevzuat yerine doğrudan kanun düzeyinde güvence altına alınmış oldu.

Kanun, artan iklim endişelerine mevcut çevre ve enerji çerçevesini dönüştürerek karşılık veriyor. Amaç, küresel iklim tehditleri karşısında Türkiye'nin çevre ve enerji politikalarını yeniden yapılandırmak. Düzenleme, merkezî koordinasyon organı olarak İklim Değişikliği Başkanlığı'nı kuruyor ve belediyelere ciddi sorumluluklar yüklüyor.

Temel Hedefler

Kanun, sera gazı salımlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyumun kolaylaştırılması için ayrıntılı mekanizmalar kuruyor. Ağırlık noktası, çevresel açıdan sürdürülebilir üretim biçimlerine geçiş. Bu dönüşümü desteklemek üzere karbon fiyatlaması ve Emisyon Ticaret Sistemi gibi ekonomik araçlar da çerçeveye dâhil edilmiş durumda.

İklim Kanunu, Türkiye'nin çevre ve enerji politikasını net sıfır hedefi etrafında yeniden kuruyor.

Bu hedefler bir arada değerlendirildiğinde düzenleme tekniğinde bir değişim görülüyor: iklim politikası, gönüllü raporlama ve sektörel rehberlikten; bağlayıcı yükümlülükler, fiyatlanmış tahsisatlar ve idari yaptırımlardan oluşan bir sisteme geçiyor. Kapsama giren işletmeler bakımından iklim uyumu artık kurumsal tercih değil, kanuni yükümlülük.

Düzenlemenin Başlıca Unsurları

Kurumsal yapı. İklim Değişikliği Başkanlığı; kamu kurumlarının çalışmalarını koordine etme, uygulamayı denetleme ve teknik ölçütleri belirleme yetkisine sahip. Her ilde valilik başkanlığında İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları oluşturulacak; bu kurullar bölgesel iklim stratejilerini hazırlamak ve izlemekle görevli.

Uygulama takvimi. Kamu kurumlarının, salım azaltımı ve uyumu esas alan yerel iklim eylem planlarını adil geçiş yaklaşımıyla 31 Aralık 2027'ye kadar tamamlaması gerekiyor.

Emisyon tahsisatları, karbon fiyatlaması ve sınırda düzenleme, iklim yükümlülüğünü doğrudan bilançoya taşıyor.

Piyasa mekanizmaları. Emisyon Ticaret Sistemi ve Karbon Piyasası Kurulu, karbon izinlerinin ve tahsisatların yönetiminden sorumlu olacak. Bunlara Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması eşlik edecek; kapsamdaki kuruluşların üç yıl içinde izin alması gerekecek.

Uyum ve finansman. Yükümlülüklere aykırılık idari para cezası doğuruyor. Emisyon ticaretinden, karbon katkılarından ve cezalardan elde edilen gelirler ise İklim Değişikliği Başkanlığı bütçesi içinde adil geçiş projelerine aktarılacak.

“Emisyon Ticaret Sistemi, karbon kredileri ve idari para cezalarından elde edilen gelirler adil geçiş projelerine tahsis edilecek.”

Uygulamada Ne Anlama Geliyor?

İl koordinasyon kurulları, ulusal politikayı yerel izin kararlarına taşıyacak.

Kanun, düzenleyici kurumlara sektör bazlı karbon bütçeleri ve raporlama standartları belirlemek için kanuni bir dayanak veriyor. Belediyeler bakımından ise il koordinasyon kurulları, ulusal politikayı yerel imar, ulaşım ve ruhsat kararlarına taşıyacak. Bu da iklim uyumunun yalnızca merkezî otoriteler nezdinde değil, giderek artan biçimde yerel düzeyde sınanacağı anlamına geliyor.

İşletmeler bakımından öncelikli işler şunlar: Emisyon Ticaret Sistemi kapsamına girmesi muhtemel tesis ve faaliyetlerin tespiti, denetime dayanıklı bir izleme–raporlama–doğrulama sürecinin kurulması ve ihracat pazarlarında Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasından kaynaklanacak maliyet riskinin ölçülmesi. İzin alma süresi üç yıl olduğuna göre, bugünden yapılacak hazırlık yükümlülükler yürürlüğe girdiğinde uyum riskini belirgin biçimde azaltacaktır.

Sözleşmelerin de gözden geçirilmesi gerekiyor. Kanun yürürlüğe girmeden önce imzalanmış uzun vadeli tedarik, enerji alım ve inşaat sözleşmeleri karbon maliyetini taraflar arasında paylaştırmıyor olabilir; tahsisatların fiyatlanmaya başlaması bu boşluğu ticari olarak önemli hâle getiriyor. Mevzuat değişikliği, fiyat uyarlaması ve maliyet yansıtma hükümleri bu gözle yeniden ele alınmalıdır.

  • İklim Değişikliği Başkanlığı uygulamayı koordine ediyor ve teknik standartları belirliyor.
  • Her ilde, vali başkanlığında bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak.
  • Yerel iklim eylem planları 31 Aralık 2027'ye kadar hazırlanmak zorunda.
  • AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasıyla uyumlu bir Emisyon Ticaret Sistemi uygulanacak.
  • Kapsamdaki kuruluşlar üç yıl içinde izin almak zorunda.
  • Yükümlülüklere uymayan işletmelere idari yaptırım uygulanacak.
  • ETS'den, karbon katkılarından ve cezalardan elde edilen gelirler adil geçiş projelerine ayrılacak.