Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir. TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde araştırma, başvuru, itiraz, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — her aşama tek elden yürütülür, her adım kanun ve arkasındaki içtihat karşısında değerlendirilir.
Her Başvuru, İleride Aleyhinize Okunacak Bir Belgedir.
Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir; yerli ve yabancı hak sahipleri adına iş görür. Hakkın her aşaması sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür: araştırma, başvuru, itiraz, YİDK süreçleri, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde.
Ofisi piyasanın büyük kısmından ayıran şey, ekibin nereden geldiğidir. Vekillerimiz hukuk formasyonuna sahiptir; mal ve hizmet listesi, istem takımı veya itiraz dilekçesi, ileride sınanacağı bilinerek yazılır — kanun karşısında, inceleme uygulaması karşısında ve ikisinin ardındaki içtihat karşısında.
Bu fark, sıradan kararlarda görünür. Hangi sınıflarda başvurulacağı ve listenin nasıl yazılacağı. İstemin savunulabilirliğini yitirmeden ne kadar geniş tutulabileceği. Kullanım delilinin beşinci yılda süre baskısıyla toplanması yerine ilk yıldan biriktirilmesi. Muvafakatname istemenin değip değmeyeceği ve o metnin neyi kapsaması gerektiği.
Portföyler tek bir takvim üzerinden yürütülür. İtiraz süreleri, yenileme tarihleri ve yıllık ücret son günleri merkezî olarak takip edilir; denetimler atıl hakları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkarır. Müvekkile fatura ve belge değil, düzenli durum raporu gider.
Dava süreçleri, tazminat talepleri, ceza şikâyetleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık burada yürütülmez. Bunlar hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından ele alınır; dosya iki ofis arasında geçmişini kaybetmeden hareket eder.
Her dosya, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri tarafından yürütülür; patent dosyaları patent vekilleriyle, Avrupa patenti yolu ise Avrupa patent vekilleriyle birlikte hazırlanır. İnceleme kararları idari bir sonuç olarak kabul edilmez; kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Araştırılmadan sicile hiçbir şey gitmez. Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması yapılır; sonuç olumsuzsa incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenileme tarihleri, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri katmanlı hatırlatmalarla merkezî olarak takip edilir. Süre disiplini, bir vekillik ofisinin sunabileceği en değerli şeydir; biz de öyle ele alırız.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular, seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir; strateji, zamanlama ve bütçe her ülkede tutarlı kalır.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir dosyanın sicilden çıkıp mahkemeye gitmesi gerektiğinde, tüm süreç geçmişiyle birlikte Devin Law & IP'ye geçer. Hiçbir şey sıfırdan kurulmaz, devir sırasında hiçbir şey kaybolmaz.
03
Hakkın Doğuşundan Sona Ermesine Vekillik Hizmetleri
01
Marka Tescili
Kullanılabilirlik araştırması, sınıf ve mal-hizmet listesi stratejisi, başvuru, yayına itiraz ve TÜRKPATENT nezdinde YİDK süreçleri; kullanım delili ilk yıldan itibaren biriktirilir.
İncele →
02
Patent ve Faydalı Model
Tekniğin bilinen durumu araştırması, istem ve tarifname yazımı, TÜRKPATENT incelemesi, PCT ulusal aşaması, Avrupa patenti, yıllık ücretler ve tescil sonrası itiraz.
İncele →
03
Tasarım
Yenilik ve ayırt edici nitelik değerlendirmesi, çoklu başvuru, görsel hazırlığı, Locarno sınıflandırması, itirazlar ve Lahey yolu.
İncele →
04
Uluslararası Tescil Sistemleri
Madrid Protokolü belirlemeleri, PCT ve Avrupa patenti yolu, Lahey tasarım tescilleri, EUIPO başvuruları ve muhabir ağımız üzerinden doğrudan ulusal başvurular.
İncele →
05
İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
Bülten ve rakip izleme, merkezî süre takibi, yenileme programları, portföy denetimi, maliyet planlaması ve düzenli müvekkil raporlaması.
İncele →
06
Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
Devir, birleşme, unvan ve adres değişikliği, lisans ve rehin kayıtları, sicil zincirinin onarılması ve portföy durum tespiti.
İncele →
07
Alan Adı ve Dijital Varlıklar
.tr tahsis ve belgeleri, savunma amaçlı tesciller, UDRP ve URS şikâyetleri, pazaryeri kaldırma talepleri ve sosyal medyada taklit hesaplar.
İncele →
08
Coğrafi İşaret
Menşe adı ve mahreç işareti başvuruları, teknik şartname, denetim planı, amblem kullanımı, üretici kayıtları ve AB başvuruları.
İncele →
"From the first search to the last renewal — every legal step weighed in between."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
5 September 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
5 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
5 September 2026 — Read →
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
28 August 2026 — Read →
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
5 September 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
5 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
5 September 2026 — Read →
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
28 August 2026 — Read →
Devin Patent · Hizmet Alanları
Hizmetlerimiz
Bir sınai mülkiyet hakkının tüm ömrünü kapsayan sekiz hizmet alanı: araştırma ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde süreç yönetimi, Madrid, PCT, Lahey ve EUIPO üzerinden uluslararası tescil, izleme ve yenileme programları, sicil işlemleri, alan adı ve coğrafi işaret.
Bir sınai mülkiyet hakkının tüm ömrünü kapsayan sekiz hizmet alanı: araştırma ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde süreç yönetimi, Madrid, PCT, Lahey ve EUIPO üzerinden uluslararası tescil, izleme ve yenileme programları, sicil işlemleri, alan adı ve coğrafi işaret.
Sekiz çalışma alanı — panellerin üzerine gelerek göz atın, açmak için tıklayın.
01Marka Tescili
01
Marka Tescili
Bir marka dosyasının kaderi, uyuşmazlık doğmadan çok önce belirlenir: seçilen sınıflarda, mal ve hizmet listesinin yazılışında, kullanımın ilk gününden itibaren saklanan delillerde.
İncele →
02Patent ve Faydalı Model
02
Patent ve Faydalı Model
Bir patentin gücü, istemlerinin gücü kadardır. İstemin kapsamı, rakibin etrafından dolaşıp dolaşamayacağını, Kurumun belge verip vermeyeceğini ve hakkın ileride bir itiraz karşısında ayakta kalıp kalmayacağını belirler.
İncele →
03Tasarım
03
Tasarım
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım koruması, hazırlığı iyi yapılmış dosyayı ödüllendirir.
İncele →
04Uluslararası Tescil Sistemleri
04
Uluslararası Tescil Sistemleri
Koruma, yurt dışında başvuru yapılmadıkça sınırda biter. Türkiye'de alınan tescil, ihracat yapılan ülkelerde tek başına bir şey ifade etmez.
İncele →
05İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
05
İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
Tescil, işin sonu değil başlangıcıdır. Marka ve patentler çoğu zaman sessizce değer kaybeder: itiraz süresi fark edilmeden dolar, yıllık ücret ödenmez, kapsam dışında bırakılan bir sınıf rakibe açık kapı bırakır.
İncele →
06Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
06
Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
Sicile yansımayan mülkiyet, güvenilebilecek bir mülkiyet değildir. Devir, birleşme, lisans ve rehin ancak sicile işlendiğinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; zincirdeki bir boşluk ise genellikle en kötü anda ortaya çıkar: bir satış görüşmesinde, bir finansman sürecinde veya bir hak ihlali adımında.
İncele →
07Alan Adı ve Dijital Varlıklar
07
Alan Adı ve Dijital Varlıklar
Alan adı çoğu zaman markanın ilk kullanıldığı, ilk taklit edildiği yerdir. Alan adı portföyünü marka başvurusuyla aynı anda kuruyor, .tr tahsis belgelerini hazırlıyor, yenileme ve devir kayıtlarını tek elden takip ediyoruz.
İncele →
08Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
08
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
Coğrafi işaret, bir kişiye değil bir yöreye ait olan adı korur. Ürünün menşe adı mı yoksa mahreç işareti mi olduğunu belirliyor, teknik şartnameyi ve başvuru dosyasını hazırlıyor, süreci TÜRKPATENT yayımından tescile kadar takip ediyoruz.
İncele →
Sekiz çalışma alanı · üzerine gelerek göz atın, tıklayarak açınAvukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Patent
Ekibimiz
Sicile kayıtlı marka vekilleri, uzmanlar ve stajyerler — Devin Law & IP'nin arkasındaki İstanbul ekibinin aynısı; patent dosyalarında patent ve Avrupa patent vekilleriyle birlikte çalışır. Bir yanda hukuk formasyonu, diğer yanda sicil disiplini; aynı dosyalar üzerinde.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Patent — İstanbul
Hakkımızda
Tek bir fikir üzerine kurulmuş bir marka ve patent vekilliği ofisi: tescil, bir gün aleyhinize okunacak bir belgedir ve buna göre yazılmalıdır.
Biz Kimiz
Hukuk pratiğinin disipliniyle yürütülen bir vekillik ofisi.
Devin Patent, kurucuları ve çözüm ortaklarından gelen 15 yılı aşkın birleşik deneyimi taşır. Ofis, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri üzerine kuruludur — Türkiye piyasasında hâlâ seyrek görülen bu birleşim, her dosyanın nasıl hazırlandığını belirler. Patent ve Avrupa patenti dosyaları, çözüm ortaklarımız arasındaki patent vekilleriyle birlikte hazırlanır.
İhracatçılar, üreticiler, teknoloji şirketleri, üretici birlikleri, üniversiteler ve bireysel buluş sahipleri adına iş görüyoruz; portföyler tek bir ulusal markadan TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO'ya yayılmış yüzlerce hakka kadar uzanıyor. Dosyalar müvekkilin büyüklüğüne göre değil hakka göre gruplanır; küçük bir portföy de büyüğüyle aynı süre disiplinini görür.
İş yalnızca yapılmaz, raporlanır. Müvekkile düzenli durum raporu, yenileme takvimi ve atıl hakları, mükerrer başvuruları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkaran portföy denetimi sunulur. Bir başvuru stratejisi risk taşıyorsa bunu ret kararı geldikten sonra değil, başvuru yapılmadan önce yazılı olarak bildiririz.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık bir vekillik ofisinin kapsamı dışındadır. Bu işler, aynı İstanbul ekibini ve aynı uluslararası sıralama kayıtlarını paylaşan hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından yürütülür — böylece mahkemeye taşınması gereken dosya oraya tüm süreç geçmişiyle birlikte ulaşır.
Aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri; patent dosyalarında patent vekilleriyle birlikte. Eksiklik yazıları, ret kararları ve itiraz kararları kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması gelir. Sonuç olumsuzsa, incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenilemeler, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri, katmanlı hatırlatmalar ve müvekkile düzenli raporlamayla merkezî olarak takip edilir.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular; seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir iş mahkemeye gitmek zorunda kaldığında, tüm süreç geçmişiyle Devin Law & IP'ye geçer — hiçbir şey yeniden kurulmaz, devirde hiçbir şey kaybolmaz.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
Devin Patent — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin yazıları ve değerlendirmeleri. Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret yazıları bu ofisin işidir. Veri koruma, medya, şirketler ve mevzuat konuları Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer; bu yazılar ortak yayımlanır.
Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret işinin dışında kalan her konu Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer. O yazılar açıldığında başlarında bir not taşır.
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
İşbu çalışmada, Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazası esas alınmak suretiyle çatmaya ilişkin hükümler, tazminat sorumluluğunun kapsamı, ceza soruşturmasının işleyişi, idari kaza incelemesi ve kazayı izleyen ilk günlerde yerine getirilmesi gereken işlemler incelenmektedir.
Şevval Ezgi Demir15 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
Arama motoru reklamlarında rakip markanın kullanılması, ücret karşılığı yorum hizmetleri ve Pervari Balı kararıyla coğrafi işaret korumasının reklam hukuku araçlarıyla desteklenmesi, 366 sayılı toplantının sınai mülkiyet ayağını oluşturuyor. Marka sahipleri ve tanıtım ekipleri için kararlardan çıkan pratik sonuçları değerlendiriyoruz.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
Marka sahipleri için 367. toplantıdan öne çıkan başlıklar: kamu kurumu logosu üzerinden itibardan haksız yararlanma, 'en iyi', 'lider', 'No 1' gibi üstünlük iddialarında ispat külfeti ve ürün adının tek başına sağlık beyanı sayılması. Ürün adı ve ambalajdan sponsorlu içeriğe uzanan denetimin tanıtım pratiğine ve marka stratejisine etkileri ele alınıyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
Marka sahipleri için 368 sayılı toplantı; "en", "bir numaralı" ve "yetkili servis" gibi ifadelerin ancak bağımsız kuruluşlardan alınmış bilgi ve belgelerle kullanılabileceğini, etkileyici paylaşımlarının da aynı ispat standardına tabi olduğunu teyit etmektedir. Belgesiz "helal belgeli" tanıtımı ile "Belçika'nın En Sevilen Çikolatası" gibi coğrafi çağrışımlı iddialara ilişkin kararlar, tanıtım pratiğinde marka ve belge kullanımının titizlikle planlanması gerektiğini göstermektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
369 sayılı toplantı kararları marka sahipleri için önemli mesajlar içeriyor: "Ezine Peyniri" kararı, coğrafi işaret tescilindeki özelliklere uymayan ürünlerde tescilli adın kullanılamayacağını teyit ederken; "en iyisi" gibi genel üstünlük ifadeleri ve söylenemeyenin söylenmesi kurgusu ispat külfetine bağlandı. Pazar yeri satıcıları ile perakendecilerin kendi mağaza sayfalarındaki tanıtımlardan ayrıca sorumlu tutulması, markalı ürün tanıtımında tüm tedarik zincirini ilgilendiriyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
370 sayılı toplantı, marka ve coğrafi işaret sahipleri bakımından dikkat çekici kararlar içeriyor: yedek parça satışında 'orijinal' ibaresi, rakip markanın arama motorunda anahtar kelime olarak kullanılması ve mahreç adı olarak tescilli coğrafi işaretin menşe adı amblemiyle kullanımı en üst düzeyde yaptırımlara konu oldu. Notta, tanıtımlarda marka unsurlarının kullanımına ilişkin pratik çıkarımlar değerlendiriliyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
371 sayılı toplantı kararları, marka imajı kampanyalarında rakiplerin dolaylı kodlanmasından takım logolarının abonelik içeriği hakkında yanlış algı yaratacak biçimde kullanımına kadar, tanıtım pratiğinin görsel ve sözlü tüm unsurlarının denetlendiğini gösteriyor. Marka sahipleri için kampanya koşullarının ana vaatle birlikte sunulması, tüketici değerlendirmelerinin gösterimi ve pazar yeri ilanlarında satıcıların bireysel sorumluluğu bakımından yol gösterici tespitler içeriyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun Ağustos 2026 itibarıyla açıkladığı ilke kararları ve karar özetleri üzerine genel bilgilendirme notu: biyometrik mesai takibi, sadakat kartı doğrulaması, pazarlama iletileri ve işyeri kameraları gibi günlük iş ve veri pratiğini ilgilendiren başlıklar özetlenmektedir. Konunun hukuki değerlendirmesi hukuk büromuzun ilgili çalışmasında yer almaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
Rekabet Kurulu, 2026 yaz döneminde perakende, medya, gıda, ilaç ve otomotiv lastiği sektörlerini ilgilendiren bir dizi karar duyurdu. Bu genel bilgilendirme notu; koşullu izin verilen devralmaları, taahhütle sonuçlanan soruşturmaları, geçici tedbir uygulamasını ve yeni açılan soruşturmaları, şirketlerin pazar ve sözleşme pratiği üzerindeki etkileri yönüyle özetliyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
Tescilli bir marka her zaman güvende değildir. Tescil anında var olan bir sakatlık, markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasına yol açabilmektedir. Hükümsüzlük davası bu sakatlığı ileri sürmenin yoludur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümsüzlük sebeplerini, dava açabilecek kişileri ve sessiz kalma yoluyla hak kaybını düzenlemektedir. İşbu metin hükümsüzlük rejimini ve idari iptal yolundan farklarını incelemektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Marka İtiraz Süreçlerinde Kullanım İspatı: Beş Yıllık Markaların Sınavı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, yayıma itiraz eden marka sahibine bir külfet yüklemektedir. İtiraza dayanak markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl geçmişse, başvuru sahibinin talebi üzerine itiraz sahibi markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını ispat etmek zorundadır. İspat edilemeyen itiraz reddedilmektedir. İşbu makalede kullanım ispatı müessesesi ve uygulamada sıkça yapılan hatalar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Marka Lisans Sözleşmeleri: İnhisari ve Gayriinhisari Lisansın Hukuki Sonuçları
Marka lisansı, markanın ekonomik değerini sahibinin elinden çıkarmadan üçüncü kişilere kullandırmanın temel aracıdır. Ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun lisansa ilişkin hükümleri bilinmeden kurulan lisans ilişkileri, hem marka sahibi hem lisans alan bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. İşbu makalede lisansın türleri, şekil şartı, sicile kayıt ve lisans alanın dava açma yetkisi ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Kötü Niyetli Marka Başvuruları: Gerçek Hak Sahibinin Elindeki Araçlar
Başkasının markasını, ticari ilişki içinde öğrendiği işareti veya piyasada bilinen bir ibareyi kendi adına tescil ettirmeye çalışanlar, Türk marka hukukunda kötü niyetli başvuru sahibi olarak nitelendirilmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, kötü niyetli başvurulara karşı hem itiraz hem hükümsüzlük yolunu açık tutmaktadır. İşbu makalede kötü niyet kavramı, tipik görünüm biçimleri ve gerçek hak sahibinin başvurabileceği hukuki araçlar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Tanınmış Markaların Korunması: Sınıf Sınırlarını Aşan Koruma Ne Zaman Devreye Girmektedir?
Marka koruması kural olarak tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Tanınmış markalar bakımından ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bu sınırı iki ayrı mekanizmayla aşmaktadır. İşbu makalede Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markaların korunması ile Türkiye'de ulaşılan tanınmışlık düzeyine bağlı sınıflar ötesi koruma ele alınmakta, iki müessesenin farkları ortaya konulmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir28 Ağustos 2026
Veri Koruma/Yayınlar
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
Kişisel verilerin korunması hukukunda en fazla tartışma yaratan veri işleme şartlarından biri, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerin hangi kapsamda ve hangi amaçlarla işlenebileceği meselesidir. Özellikle internet kullanımının yaygınlaşması, kişilerin çeşitli platformlar aracılığıyla iletişim bilgilerini ve diğer kişisel verilerini kamuya açık şekilde paylaşmalarının olağan hale gelmesi ve açık kaynak verilerin ticari faaliyetlerde daha yoğun kullanılmaya başlanması, alenileştirilmiş verilerin işlenmesine ilişkin hukuki tartışmaları her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (“KVKK”) 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verileri açık rıza aranmaksızın işlenebilmektedir. Bununla birlikte Kanun'da alenileştirmenin kapsamına, sınırlarına ve sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, söz konusu veri işleme şartının uygulama alanı büyük ölçüde Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) kararları ve Kurum tarafından yayımlanan rehber dokümanlar aracılığıyla şekillenmiştir.
Kurul tarafından yıllar içerisinde geliştirilen ve yerleşik hale gelen yaklaşımda, ilgili kişinin kişisel verisini kamuya açık hale getirmesi tek başına yeterli görülmemekte; ayrıca verinin hangi amaçla alenileştirildiğinin ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Uygulamada “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı” olarak ifade edilen bu yaklaşım, son yıllarda Kurul kararlarının temel dayanaklarından biri haline gelmiştir.
“Karar, Kurul tarafından benimsenen yaklaşımı veri koruma hukukunun esasları bakımından değil; idari yaptırımlar, kabahatler hukuku ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından inceler.”
Anayasa Mahkemesi'nin 27.01.2026 tarihli ve 2020/32193 başvuru numaralı Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararı ise, söz konusu yaklaşımı veri koruma hukukunun esasları bakımından değil; idari yaptırımlar, kabahatler hukuku ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından incelemiş ve bu yönüyle kişisel verilerin korunması alanında önemli sonuçlar doğurabilecek bir içtihat ortaya koymuştur. İşbu bilgi notunda, söz konusu kararın ortaya çıkışına neden olan uyuşmazlık, Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmeleri ve kararın KVKK uygulamaları bakımından muhtemel etkileri ele alınmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi Mevcut Hukuki Çerçeve – Alenileştirilmiş Kişisel Verilerin İşlenmesi
“KVKK m. 5/2(d) kapsamında alenileştirme şartı; Kanun'un sustuğu yerlerde Kurul tarafından geliştirilen “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı””
Akriterleri. K VKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasında, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği istisnai haller düzenlenmiştir. Bu istisnalardan biri de m. 5/2(d) hükmünde yer alan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” halidir. Kanun koyucu bu düzenleme ile, ilgili kişinin kendi iradesiyle kamuya açıkladığı veya herkesin erişimine açtığı kişisel veriler bakımından ayrıca açık rıza alınmasını gerekli görmemiştir. Böylelikle ilgili kişinin bizzat kamuya sunduğu verilerin belirli ölçüde işlenebilmesine hukuki zemin oluşturulmuştur. Bununla birlikte, Kanun'da alenileştirme kavramının kapsamı, alenileştirmenin hangi şartlarda gerçekleşeceği, alenileştirilen verilerin hangi amaçlarla kullanılabileceği veya bu veri işleme şartının sınırlarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Kanun metninde yalnızca ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olması yeterli görülmüş; bunun ötesinde herhangi bir kriter öngörülmemiştir.
Bu durum uygulamada çeşitli tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle internet ortamında yer alan kişisel verilerin hangi kapsamda kullanılabileceği, ilgili kişinin verisini kamuya açık hale getirmesinin ne ölçüde veri işleme serbestisi sağladığı ve alenileştirilen verilerin sonradan farklı amaçlarla kullanılıp kullanılamayacağı hususları Kurul kararlarına sıklıkla konu olmuştur. Kurul tarafından zaman içerisinde geliştirilen uygulamada ise alenileştirme kavramına Kanun metninde açıkça yer almayan bazı ek kriterlerin dâhil edildiği görülmektedir. Bu kapsamda Kurul, ilgili kişinin verisini herkesin erişimine açmış olmasını tek başına yeterli kabul etmemekte; ayrıca ilgili kişinin verisini hangi amaçla alenileştirdiğinin ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Nitekim Kurul tarafından yayımlanan çeşitli rehber dokümanlarda ve verilen kararlarda, kişisel verinin aleni kabul edilebilmesi için ilgili kişinin verisini alenileştirme yönünde bir iradesinin bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Bunun yanında, ilgili kişinin verisini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirmesi halinde, söz konusu verinin yalnızca bu amaçla bağlantılı faaliyetler kapsamında kullanılabileceği yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi
“Kurul uygulamasında alenileştirme, verinin mutlak ve sınırsız biçimde kullanılabilmesine imkân veren bir veri işleme şartı olarak değil; ilgili kişinin alenileştirme amacıyla sınırlı bir hukuki dayanak olarak yorumlanmaktadır.”
Kurulun yaklaşımına göre, örneğin bir kişinin iletişim bilgilerini mesleki faaliyetlerini duyurmak amacıyla internet ortamında paylaşması, bu bilgilerin her türlü ticari faaliyet veya pazarlama amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Başka bir ifadeyle Kurul uygulamasında alenileştirme, verinin mutlak ve sınırsız biçimde kullanılabilmesine imkân veren bir veri işleme şartı olarak değil; ilgili kişinin alenileştirme amacıyla sınırlı bir hukuki dayanak olarak yorumlanmaktadır. Bu yaklaşım uzun yıllardır Kurul uygulamasında istikrarlı şekilde benimsenmiş olmakla birlikte, söz konusu kriterlerin kanuni dayanağı ve özellikle idari yaptırımlara esas alınıp alınamayacağı hususu doktrinde tartışılmaya devam etmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin inceleme konusu kararı da tam olarak bu noktada ortaya çıkmış; Kurul tarafından benimsenen “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı” yaklaşımının idari yaptırım bakımından hangi ölçüde dikkate alınabileceği sorusunu gündeme taşımıştır.
Bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus, KVKK'nın genel nitelikli ve özel nitelikli kişisel veriler bakımından farklı bir sistematik benimsemiş olmasıdır. Nitekim KVKK'nın 5. maddesinde genel nitelikli kişisel veriler bakımından doğrudan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” veri işleme şartı olarak düzenlenmişken, 2024 yılında değiştirilen 6. maddede özel nitelikli kişisel veriler bakımından ayrıca “alenileştirme iradesine uygun olma” kriterine açıkça yer verilmiştir. Buna rağmen Kurul uygulamasında uzun yıllardır genel nitelikli kişisel veriler bakımından da fiilen alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kriterlerinin arandığı görülmektedir. İnceleme konusu kararın ortaya çıkmasına neden olan temel tartışma da esasen bu sistematik farklılıktan kaynaklanmaktadır.
01
Anayasa Mahkemesi Kararına Konu Uyuşmazlık ve Yargılama Süreci
Mahkeme uyuşmazlığı bir veri koruma doktrini sorunu olarak değil, yaptırımda kanunilik sorunu olarak ele aldı.
“İnternet ortamında alenileştirilen iletişim bilgilerinin sigortacılık amacıyla kullanılması; Kurul incelemesi, Sulh Ceza itirazı ve uyuşmazlığın anayasal”
02
Uyuşmazlığın Konusu
Anayasa Mahkemesi'nin inceleme konusu kararı, ilgili kişi tarafından internet ortamında kamuya açık hale getirilen kişisel verilerin üçüncü kişiler tarafından hangi kapsamda kullanılabileceği ve bu verilerin işlenmesine Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 4 ilişkin sınırların idari yaptırım bakımından nasıl değerlendirileceği sorularından kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkindir. Uyuşmazlığın merkezinde, KVKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” veri işleme şartının kapsamı yer almaktadır. Özellikle ilgili kişi tarafından kamuya açık şekilde paylaşılan verilerin, alenileştirme amacı dışında kullanılması halinde bu veri işleme faaliyetinin hukuka aykırı kabul edilip edilemeyeceği ve bu kapsamda idari yaptırım uygulanıp uygulanamayacağı hususu uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. Bu yönüyle karar, yalnızca somut bir veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluğuna ilişkin olmayıp, aynı zamanda Kurul tarafından geliştirilen yorumların idari yaptırıma dayanak teşkil edip edemeyeceğine ilişkin daha geniş bir hukuki tartışmayı da gündeme getirmektedir.
03
Kurul Önündeki Süreç ve Tarafların İddiaları
Dosya kapsamına göre ilgili kişi A.Y., sigortacılık hizmetleri kapsamında görüşme gerçekleştirmek ve randevu oluşturmak amacıyla Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. tarafından telefonla arandığını ileri sürmüş; kişisel verilerinin rızası dışında elde edildiğini ve kullanıldığını belirterek Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na başvuruda bulunmuştur. Şikâyet üzerine başlatılan inceleme kapsamında başvurucu şirketten açıklama talep edilmiş; şirket tarafından Kurul'a sunulan savunmalarda, ilgili kişinin ad, soyad ve telefon numarası bilgilerinin “hizmetburada.com” isimli internet sitesi üzerinden elde edildiği belirtilmiştir. Başvurucu şirket, söz konusu internet sitesinde ilgili kişiye ait iletişim bilgilerinin herkes tarafından erişilebilir şekilde yayımlandığını, ilgili kişinin bu verileri kendi iradesiyle kamuya açık hale getirdiğini ve bu nedenle verilerin KVKK'nın 5/2(d) maddesi kapsamında işlenebileceğini ileri sürmüştür. Şirkete göre ilgili kişinin iletişim bilgilerini internet ortamında kamuya açık şekilde paylaşmış olması, bu verilerin elde edilmesi ve kullanılmasına yönelik hukuki dayanağı oluşturmaktadır.
Başvurucu ayrıca, Kanun'da alenileştirilmiş verilerin yalnızca belirli amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, dolayısıyla ilgili kişinin verilerini kamuya açık hale getirmesinin veri işleme bakımından yeterli bir hukuki sebep teşkil ettiğini savunmuştur. Kurul ise inceleme sonucunda farklı bir değerlendirmeye ulaşmıştır. Kurula göre ilgili kişinin iletişim bilgilerinin internet ortamında yer alması tek başına belirleyici değildir. Bir kişisel verinin kamuya açık şekilde bulunması, o verinin sınırsız biçimde ve her türlü amaçla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Bu kapsamda Kurul, ilgili kişinin söz konusu iletişim bilgilerini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirdiğini, buna karşılık başvurucu şirket tarafından söz konusu verilerin sigortacılık hizmetleri kapsamında pazarlama ve randevu oluşturma amacıyla kullanıldığını değerlendirmiştir. Kurul kararında özellikle alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kavramları üzerinde durulmuş; ilgili kişinin verisini alenileştirmesinin, bu verilerin her türlü ticari faaliyet kapsamında kullanılmasına yönelik sınırsız bir izin olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.
04
Kurulun Alenileştirme İradesine İlişkin Yaklaşımı
Kurul kararında, kişisel verilerin alenileştirilmesi kavramına ilişkin daha önceki kararlarında ve rehber dokümanlarında benimsediği yaklaşımı tekrar etmiştir. Bu kapsamda Kurul, alenileştirmenin yalnızca verinin teknik olarak herkes tarafından erişilebilir hale gelmesi anlamına gelmediğini; ilgili kişinin söz konusu veriyi kamuya açık hale getirme yönünde bir iradesinin bulunmasının gerektiğini belirtmiştir. Bunun yanında Kurul, alenileştirilen verilerin kullanım alanının da ilgili kişinin alenileştirme amacı ile sınırlı Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 5 olduğunu değerlendirmiştir. Kurula göre ilgili kişinin verisini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirmesi, üçüncü kişilere bu veriyi farklı amaçlarla kullanma yetkisi vermemektedir. Kurul kararında bu yaklaşım çeşitli örneklerle açıklanmıştır. Örneğin bir kişinin ikinci el araç satışına ilişkin bir internet platformunda iletişim bilgilerini paylaşması, söz konusu iletişim bilgilerinin reklam veya pazarlama amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir.
Benzer şekilde bir kişinin belirli bir hizmet sunmak amacıyla internet ortamında iletişim bilgilerini yayımlaması da bu bilgilerin farklı ticari faaliyetler kapsamında kullanılabileceği sonucunu doğurmamaktadır. Kurul, somut olayda da benzer bir değerlendirme yapmış ve ilgili kişinin iletişim bilgilerini internet ortamında paylaşma amacı ile sigortacılık faaliyetleri kapsamında aranması arasında bağlantı bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle Kurul tarafından, kişisel verilerin alenileştirme amacı dışında işlendiği ve veri işleme faaliyetinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
05
Sulh Ceza Hâkimliği Kararı
Kurul tarafından verilen idari para cezasına karşı başvurucu şirket tarafından Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz yoluna başvurulmuştur. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yapılan inceleme sonucunda, Kurulun temel hukuki yaklaşımı yerinde bulunmuştur. Hâkimlik, ilgili kişiye ait iletişim bilgilerinin internet ortamında yer almış olmasının, bu bilgilerin sigortacılık faaliyetleri kapsamında kullanılmasını otomatik olarak hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirmesinde bulunmuş; Kurulun verilerin alenileştirme amacı dışında kullanıldığı yönündeki tespitini benimsemiştir. Bununla birlikte Hâkimlik, idari para cezasının belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin gerekçelerin yeterince ortaya konulmadığı kanaatine ulaşmış ve yalnızca yaptırım miktarında indirime gitmiştir. Böylelikle Kurulun hukuki değerlendirmesi korunmuş; ancak ceza tutarı yeniden belirlenmiştir.
06
Uyuşmazlığın Anayasal Boyuta Taşınması
Rehber ve ilke kararları uygulama için yol göstericidir; tek başına yaptırım dayanağı değildir.
Uyuşmazlık bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi önüne taşındığında ise tartışmanın odağı önemli ölçüde değişmiştir. Başvurucu şirket tarafından yapılan başvuruda, kişisel verilerin işlenmesinin maddi hukuk bakımından hukuka uygun olup olmadığı meselesinden ziyade, uygulanan idari yaptırımın anayasal dayanağı sorgulanmıştır. Başvurucuya göre KVKK'nın 5/2(d) maddesinde yalnızca “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” şartı düzenlenmiştir. Buna karşılık Kurul tarafından esas alınan “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacı dışında kullanım” veya “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım” gibi kriterlerin Kanun metninde herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır. Başvurucu bu nedenle, Kanun'da yer almayan yeni bir yükümlülüğün Kurul tarafından yorum yoluyla oluşturulduğunu ve daha sonra bu yükümlülüğün ihlal edildiği kabul edilerek idari yaptırım uygulandığını ileri sürmüştür. Başvurucuya göre kişilerin hangi davranışlarının yaptırıma tabi tutulacağını önceden öngörebilmeleri gerekir.
Kanun'da açıkça yer almayan bir kriterin sonradan idari yorum yoluyla oluşturulması ve buna aykırı davranan kişilerin yaptırıma tabi tutulması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu kapsamda başvurucu şirket, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Böylelikle uyuşmazlık, kişisel verilerin korunmasına ilişkin teknik bir yorum tartışmasının ötesine geçmiş; idari yaptırımların sınırları, kanunilik ilkesi ve Kurulun yorum yetkisinin kapsamı bakımından anayasal bir incelemenin konusu haline gelmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de incelemesini esas olarak bu çerçevede yürütmüş; alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından isabetli olup olmadığını değil, söz konusu yaklaşımın idari yaptırıma dayanak oluşturup oluşturamayacağını değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi ve İhlal Kararının Gerekçesi
“Anayasa'nın 38. maddesi · kabahatler hukukunda kanunilik · idarenin yorum yetkisinin sınırları ve Kurul yaklaşımının yaptırım dayanağı olarak”
Ckullanılabilirliği. A nayasa Mahkemesi, inceleme konusu uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle tartışmanın kapsamını belirlemiş ve başvurunun esasını kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin teknik bir yorum tartışması olarak değil, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesi kapsamında ele almıştır. Bu çerçevede Mahkeme, somut olayda çözülmesi gereken temel meselenin, ilgili kişinin iletişim bilgilerinin alenileştirilmiş olup olmadığı veya Kurul tarafından benimsenen alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından isabetli olup olmadığı olmadığını belirtmiştir. Mahkemeye göre asıl değerlendirilmesi gereken husus, Kanun'da açıkça düzenlenmeyen birtakım kriterlerin esas alınarak başvurucu hakkında idari yaptırım uygulanmasının mümkün olup olmadığıdır. Bu doğrultuda AYM tarafından yapılan değerlendirme temel olarak kanunilik ilkesi, idari yaptırımların sınırları ve kanunda yer almayan yükümlülüklerin yorum yoluyla oluşturulup oluşturulamayacağı ekseninde şekillenmiştir.
07
Kabahatler ve İdari Yaptırımlar Bakımından Kanunilik İlkesi
Mahkeme kararında öncelikle Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin kapsamı üzerinde durmuştur. AYM'ye göre hukuk devletinin temel unsurlarından biri, kişilerin hangi fiillerinin hukuki yaptırıma tabi olduğunu önceden öngörebilmeleridir. Bu nedenle yaptırıma konu davranışların ve bu davranışlara bağlanan sonuçların yeterli açıklıkta düzenlenmiş olması gerekmektedir. Mahkeme, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin yalnızca ceza hukuku bakımından değil, idari yaptırımlar ve kabahatler bakımından da geçerli olduğunu vurgulamıştır. Bu kapsamda kişilere uygulanacak idari para cezalarının da kanuni bir dayanağa sahip olması, yaptırıma konu fiilin yeterli açıklıkta belirlenmiş bulunması ve bireylerin hangi davranışlarının yaptırım sonucunu doğuracağını önceden öngörebilmeleri gerekmektedir. AYM kararında ayrıca kanunilik ilkesinin yalnızca şekli anlamda bir kanun hükmünün varlığını gerektirmediği; aynı zamanda ilgili düzenlemenin belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olması gerektiği de ifade edilmiştir.
Bu kapsamda bireylerin davranışlarını hukuka uygun şekilde yönlendirebilmelerine imkân sağlayacak ölçüde açık olmayan düzenlemelerin, kanunilik ilkesinin gereklerini karşılamayacağı belirtilmiştir. Mahkeme bu noktada özellikle yorum yoluyla yeni yükümlülükler oluşturulmasının veya mevcut yükümlülüklerin kapsamının birey aleyhine genişletilmesinin hukuk devleti ilkesi bakımından sakıncalarına dikkat çekmiştir. Mahkeme ayrıca kabahatler hukukunda da ceza hukukuna benzer şekilde kanunilik ilkesinin Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 7 geçerli olduğunu vurgulamış; yaptırıma konu fiillerin ve yaptırımın kapsamının kanunla belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan “kanunilik” ilkesinin anayasal düzeyde bir yansıması niteliğindedir.
08
KVKK m. 5/2(d) Hükmünün İncelenmesi
Kanunilik ilkesine ilişkin genel çerçeveyi ortaya koyduktan sonra Mahkeme, somut olayda uygulanan KVKK hükümlerini incelemiştir. Bu kapsamda AYM, KVKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yalnızca “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” şartına yer verildiğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre söz konusu hüküm incelendiğinde; “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım”, “alenileştirme amacı dışında kullanım” gibi kavramların kanun metninde açıkça düzenlenmediği görülmektedir. Başka bir ifadeyle Kanun koyucu, ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olmasını veri işleme şartı olarak düzenlemiş; ancak alenileştirmenin hangi amaçla yapıldığı veya sonradan gerçekleştirilecek veri işleme faaliyetlerinin bu amaçla ne ölçüde bağlantılı olması gerektiği konusunda ayrıca bir düzenleme öngörmemiştir. Mahkeme kararında özellikle bu hususun altını çizmiş ve Kurul tarafından benimsenen yaklaşımın doğrudan kanun metninden çıkarılamadığını belirtmiştir.
09
Kurul Tarafından Benimsenen Yaklaşım ve AYM'nin Bu Yaklaşıma İlişkin
10
Değerlendirmesi
AYM kararının en dikkat çekici bölümü, Kurul tarafından benimsenen alenileştirme iradesi yaklaşımına ilişkin değerlendirmeleridir. Mahkeme, öncelikle Kurulun somut olayda benimsediği yaklaşımı ortaya koymuştur. Buna göre Kurul, ilgili kişinin verilerini hangi amaçla alenileştirdiğini araştırmakta ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığına göre hukuka uygunluk değerlendirmesi yapmaktadır. Kurulun yaklaşımına göre ilgili kişinin verisini kamuya açık hale getirmiş olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca ilgili kişinin bu veriyi hangi amaçla kamuya açtığının da belirlenmesi gerekmektedir. Kurul, daha sonra gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olmaması halinde ise veri işlemenin hukuka uygun kabul edilemeyeceğini değerlendirmektedir. AYM, Kurulun bu yaklaşımını ayrıntılı şekilde ortaya koymakla birlikte, dikkat çekici biçimde bu yaklaşımın veri koruma hukuku bakımından doğru veya yanlış olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. Mahkeme kararında özellikle üzerinde durulan husus, Kurulun söz konusu yaklaşımının kanuni dayanağıdır.
Anayasa'nın 38. maddesi, idari yaptırımlarda da öngörülebilirlik arar.
“Kanun'da açıkça yer almayan bir yükümlülüğün sonradan yorum yoluyla oluşturulması ve bu yükümlülüğe aykırı davranıldığı gerekçesiyle yaptırım uygulanması, kanunilik ilkesiyle”
bağdaşmamaktadır. AYM'ye göre Kurul tarafından benimsenen yorum, esasen Kanun'da açıkça düzenlenmeyen yeni bir kriterin oluşturulması sonucunu doğurmaktadır. Zira Kanun'da yalnızca “alenileştirilmiş olma” şartı düzenlenmişken, Kurul tarafından buna ek olarak “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım” ve “alenileştirme amacı dışında kullanım” şeklinde ilave kriterler getirilmektedir. Mahkemeye göre idarenin veya yargı mercilerinin yorum yoluyla geliştirdiği kriterler, belirli durumlarda hukuki değerlendirmelerde dikkate alınabilecek olsa dahi, bu kriterlerin doğrudan yaptırım dayanağı haline getirilmesi ayrı bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 8 Somut olayda başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının temel dayanağını, verilerin ilgili kişinin alenileştirme amacı dışında kullanıldığı yönündeki değerlendirme oluşturmaktadır.
Ancak AYM'ye göre “alenileştirme amacı dışında kullanım” şeklindeki kriter Kanun'da açıkça düzenlenmemiştir. Bu nedenle başvurucunun hangi davranışının yaptırıma yol açacağını önceden öngörebilmesi mümkün değildir. Başka bir ifadeyle kişi, Kanun metnini incelediğinde yalnızca ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olmasının yeterli olduğunu görmekte; buna karşılık Kurul tarafından sonradan geliştirilen ek kriterleri Kanun'dan çıkarması mümkün olmamaktadır. AYM, bu durumun hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri bakımından sorunlu olduğunu değerlendirmiştir. Mahkemeye göre kişilerin hangi fiiller nedeniyle idari yaptırıma maruz kalabileceklerini önceden öngörebilmeleri gerekir. Kanun'da açıkça yer almayan bir yükümlülüğün sonradan yorum yoluyla oluşturulması ve bu yükümlülüğe aykırı davranıldığı gerekçesiyle yaptırım uygulanması ise kanunilik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle Mahkeme, Kurul tarafından benimsenen yaklaşımın veri koruma hukuku bakımından doğruluğundan bağımsız olarak, söz konusu yaklaşımın kanuni bir dayanak olmaksızın idari yaptırım normu haline getirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
11
İhlal Kararı
Tüm bu değerlendirmeler ışığında Anayasa Mahkemesi, başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, kararında Kurulun alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından tamamen yanlış olduğunu veya bundan sonra uygulanamayacağını ifade etmemiştir. Bunun yerine, söz konusu yaklaşımın Kanun'da açıkça düzenlenmediğini ve bu nedenle idari yaptırıma dayanak oluşturamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla AYM'nin vardığı sonuç, alenileştirilmiş kişisel verilerin her durumda serbestçe işlenebileceği veya alenileştirme amacı kavramının veri koruma hukuku bakımından tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Kararın ortaya koyduğu temel ilke, kanunda açıkça yer almayan bir kriterin yorum yoluyla oluşturularak idari para cezasına dayanak yapılamayacağıdır. Bu yönüyle karar, kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin bir uyuşmazlığın ötesine geçmekte; idari yaptırımların sınırları, hukuki güvenlik ilkesi ve kabahatler hukukunda kanunilik ilkesi bakımından önemli tespitler içeren anayasal bir değerlendirme niteliği taşımaktadır.
12
Sonuç ve Değerlendirme
“Karar, ilk bakışta alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığa ilişkin görünmekle birlikte, asıl önemi KVKK kapsamındaki idari yaptırımlar bakımından kanunilik ilkesinin sınırlarını ortaya koymasından kaynaklanmaktadır.”
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife kararı, ilk bakışta alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığa ilişkin görünmekle birlikte, kanaatimizce kararın asıl önemi KVKK kapsamındaki idari yaptırımlar bakımından kanunilik ilkesinin sınırlarını ortaya koymasından kaynaklanmaktadır. Kararda özellikle vurgulanan husus, Kanun'da açıkça yer almayan bir kriterin yorum yoluyla oluşturularak idari para cezasına dayanak yapılamayacağıdır. Bu yönüyle AYM, Kurul tarafından benimsenen “alenileştirme iradesi” veya “alenileştirme amacı” yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından doğru ya da yanlış olduğu yönünde bir değerlendirme yapmamış; yalnızca bu yaklaşımın kanuni bir dayanak olmaksızın yaptırım normu haline getirilemeyeceğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 9 Kararın önemli sonuçlarından biri, genel nitelikli ve özel nitelikli kişisel veriler bakımından alenileştirme kavramının farklı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmesidir.
Nitekim 2024 yılında gerçekleştirilen değişiklik sonrasında KVKK'nın 6. maddesinde özel nitelikli kişisel veriler bakımından “alenileştirme iradesine uygun olma” kriterine açıkça yer verilmişken, genel nitelikli kişisel verilere ilişkin 5. maddede benzer bir düzenleme yapılmamıştır. Buna karşılık Kurul uygulamasında uzun yıllardır genel nitelikli kişisel veriler bakımından da fiilen alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kriterlerinin arandığı görülmektedir. Bu yönüyle karar, özel nitelikli kişisel veriler bakımından geliştirilen bir yaklaşımın genel nitelikli kişisel verilere de uygulanmasının sınırlarını tartışmaya açmakta ve Kanun'un mevcut sistematiği çerçevesinde m. 5 ile m. 6 arasındaki ayrımın daha belirgin şekilde değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek nitelik taşımaktadır. Kararın mukayeseli hukuk bakımından da dikkat çekici sonuçları bulunmaktadır. Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü'nde (GDPR), genel nitelikli kişisel veriler bakımından “alenileştirilmiş olma” ayrı bir veri işleme şartı olarak düzenlenmemiştir.
Genel nitelikli aleni veriler çoğu durumda meşru menfaat hukuki sebebi kapsamında değerlendirilmektedir. Buna karşılık GDPR'da alenileştirme kavramı, özel nitelikli kişisel veriler bakımından ayrıca düzenlenmiş olup ilgili kişinin verisini “açıkça” alenileştirmiş olması istisnai bir veri işleme şartı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Kurul uygulamasında genel nitelikli kişisel veriler bakımından da alenileştirme iradesinin aranmasının, GDPR'da özel nitelikli kişisel veriler bakımından benimsenen yaklaşımın genel nitelikli kişisel verilere de yansıtılması olarak değerlendirilebileceği ileri sürülebilir. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ise, en azından idari yaptırımlar bakımından, bu yaklaşımın açık bir kanuni dayanak olmaksızın uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte kararın, alenileştirilmiş kişisel verilerin her durumda ve sınırsız biçimde işlenebileceği şeklinde yorumlanması isabetli olmayacaktır. İnternet ortamında kamuya açık şekilde bulunan kişisel verilerin işlenmesi, açık kaynak verilerin kullanılması ve web scraping faaliyetleri bakımından kararın uygulamada daha geniş bir hareket alanı yaratabileceği değerlendirilebilirse de veri işleme faaliyetlerinin KVKK'nın genel ilkeleri ve ilgili kişilerin temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekliliği devam etmektedir.
Kararın bir diğer önemli sonucu ise Kurul rehberleri ve yerleşik uygulamalarının hukuki niteliğine ilişkindir. Şüphesiz söz konusu dokümanlar uygulama bakımından önemli yol gösterici kaynaklardır. Ancak AYM kararı sonrasında, yalnızca rehberlerde veya Kurul uygulamasında yer alan kriterlerin doğrudan idari yaptırım dayanağı haline getirilmesinin daha yoğun şekilde tartışılması beklenmektedir. Sonuç olarak karar, alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığın ötesinde; KVKK kapsamında uygulanan idari yaptırımların kanuni dayanağı, Kurulun yorum yetkisinin sınırları ve kabahatler hukukunda kanunilik ilkesinin uygulanması bakımından önemli ve emsal niteliğinde bir içtihat olarak değerlendirilmektedir. Kararın, önümüzdeki dönemde hem aleni verilerin işlenmesine ilişkin uygulamalar hem de Kurul kararlarının yargısal denetimi bakımından önemli etkiler doğurması beklenmektedir. Bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla,
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi
Yeni bir başvuru, bir eksiklik yazısı, yaklaşan bir itiraz süresi veya gözden geçirilmesini istediğiniz bir portföy için bize ulaşın. Her başvuruya, işe başlanmadan önce kapsam, süre ve maliyet konusunda net bir değerlendirme dönülür.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofislerimiz, İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir marka başvurusu da yapsanız, uluslararası bir portföyü yeniden kurgulasanız da ilk görüşme, dosyayı fiilen yürütecek vekille yapılır.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından devinlaw.com.tr üzerinden yürütülür. İşiniz oraya aitse, bunu vekâlet sözleşmesinden sonra değil ilk görüşmede söyleriz.
İstanbul'un merkezî iş bölgesinin omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature, ofisi TÜRKPATENT irtibat bürolarına ve iş gördüğümüz şirketlerin genel merkezlerine dakikalar uzaklıkta konumlandırıyor.
Tescil işinin hakkıyla yapıldığı bir yerde kariyer kurun — kanun açık, içtihat okunmuş, takvim kontrol altında.
Neden Devin Patent
Sicili içeriden öğrenin. Oradaki her kaydın neden önemli olduğunu görün.
Vekillik, gözetim altında yaparak öğrenilen bir zanaattır. Adayları TÜRKPATENT marka ve patent vekilliği sınavlarına hazırlıyor, ilk günden gerçek dosya veriyoruz — kontrol altında, ama gerçek.
Genç meslektaşlar ilk haftadan itibaren kıdemli vekillerle doğrudan çalışır: araştırma raporları, mal-hizmet listesi ve tarifname yazımı, eksiklik yazılarına cevap, itiraz dosyaları ve uluslararası portföy yönetimi. Mentorluk kurgulanmıştır, geri bildirim süreklidir ve sorumluluk yalnızca kıdemle değil, gösterilen yetkinlikle büyür.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Marka ve Patent Vekilleri
Form doldurmak yerine uluslararası portföy yönetmek isteyen, sicile kayıtlı vekiller veya TÜRKPATENT sınavlarına hazırlanan adaylar.
Stajyerlik
Hukuk ve mühendislik öğrencileri için staj — deneyimli mentorlar eşliğinde araştırma, başvuru usulleri, bülten izleme ve itiraz dosyalarıyla doğrudan temas.
İdari Kadro
Finans, idari işler ve süre takibi rolleri — sürelerin kaçmasını önleyen operasyonel omurga.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.