Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir. TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde araştırma, başvuru, itiraz, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — her aşama tek elden yürütülür, her adım kanun ve arkasındaki içtihat karşısında değerlendirilir.
Her Başvuru, İleride Aleyhinize Okunacak Bir Belgedir.
Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir; yerli ve yabancı hak sahipleri adına iş görür. Hakkın her aşaması sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür: araştırma, başvuru, itiraz, YİDK süreçleri, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde.
Ofisi piyasanın büyük kısmından ayıran şey, ekibin nereden geldiğidir. Vekillerimiz hukuk formasyonuna sahiptir; mal ve hizmet listesi, istem takımı veya itiraz dilekçesi, ileride sınanacağı bilinerek yazılır — kanun karşısında, inceleme uygulaması karşısında ve ikisinin ardındaki içtihat karşısında.
Bu fark, sıradan kararlarda görünür. Hangi sınıflarda başvurulacağı ve listenin nasıl yazılacağı. İstemin savunulabilirliğini yitirmeden ne kadar geniş tutulabileceği. Kullanım delilinin beşinci yılda süre baskısıyla toplanması yerine ilk yıldan biriktirilmesi. Muvafakatname istemenin değip değmeyeceği ve o metnin neyi kapsaması gerektiği.
Portföyler tek bir takvim üzerinden yürütülür. İtiraz süreleri, yenileme tarihleri ve yıllık ücret son günleri merkezî olarak takip edilir; denetimler atıl hakları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkarır. Müvekkile fatura ve belge değil, düzenli durum raporu gider.
Dava süreçleri, tazminat talepleri, ceza şikâyetleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık burada yürütülmez. Bunlar hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından ele alınır; dosya iki ofis arasında geçmişini kaybetmeden hareket eder.
Her dosya, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri tarafından yürütülür; patent dosyaları patent vekilleriyle, Avrupa patenti yolu ise Avrupa patent vekilleriyle birlikte hazırlanır. İnceleme kararları idari bir sonuç olarak kabul edilmez; kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Araştırılmadan sicile hiçbir şey gitmez. Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması yapılır; sonuç olumsuzsa incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenileme tarihleri, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri katmanlı hatırlatmalarla merkezî olarak takip edilir. Süre disiplini, bir vekillik ofisinin sunabileceği en değerli şeydir; biz de öyle ele alırız.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular, seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir; strateji, zamanlama ve bütçe her ülkede tutarlı kalır.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir dosyanın sicilden çıkıp mahkemeye gitmesi gerektiğinde, tüm süreç geçmişiyle birlikte Devin Law & IP'ye geçer. Hiçbir şey sıfırdan kurulmaz, devir sırasında hiçbir şey kaybolmaz.
03
Hakkın Doğuşundan Sona Ermesine Vekillik Hizmetleri
01
Marka Tescili
Kullanılabilirlik araştırması, sınıf ve mal-hizmet listesi stratejisi, başvuru, yayına itiraz ve TÜRKPATENT nezdinde YİDK süreçleri; kullanım delili ilk yıldan itibaren biriktirilir.
İncele →
02
Patent ve Faydalı Model
Tekniğin bilinen durumu araştırması, istem ve tarifname yazımı, TÜRKPATENT incelemesi, PCT ulusal aşaması, Avrupa patenti, yıllık ücretler ve tescil sonrası itiraz.
İncele →
03
Tasarım
Yenilik ve ayırt edici nitelik değerlendirmesi, çoklu başvuru, görsel hazırlığı, Locarno sınıflandırması, itirazlar ve Lahey yolu.
İncele →
04
Uluslararası Tescil Sistemleri
Madrid Protokolü belirlemeleri, PCT ve Avrupa patenti yolu, Lahey tasarım tescilleri, EUIPO başvuruları ve muhabir ağımız üzerinden doğrudan ulusal başvurular.
İncele →
05
İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
Bülten ve rakip izleme, merkezî süre takibi, yenileme programları, portföy denetimi, maliyet planlaması ve düzenli müvekkil raporlaması.
İncele →
06
Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
Devir, birleşme, unvan ve adres değişikliği, lisans ve rehin kayıtları, sicil zincirinin onarılması ve portföy durum tespiti.
İncele →
07
Alan Adı ve Dijital Varlıklar
.tr tahsis ve belgeleri, savunma amaçlı tesciller, UDRP ve URS şikâyetleri, pazaryeri kaldırma talepleri ve sosyal medyada taklit hesaplar.
İncele →
08
Coğrafi İşaret
Menşe adı ve mahreç işareti başvuruları, teknik şartname, denetim planı, amblem kullanımı, üretici kayıtları ve AB başvuruları.
İncele →
"From the first search to the last renewal — every legal step weighed in between."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 372. Toplantı: 5G Üstünlük İddiaları, Tüketici Değerlendirmeleri ve Yorum Satışı Sitelerine Erişim Engeli
5 October 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ekim 2026: İlgili Kişi Başvurularına Cevabın Bildirim Usulü ve 30 Eylül 2026 Tarihli İhlal Bildirimleri
5 October 2026 — Read →
Mevzuat
Resmî Gazete Haftalık Gelişmeler — 28.09–04.10.2026: Yoksulluk Nafakasında “Süresiz Olarak” İbaresinin İptali, Taşınmaz Ticareti ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği
5 October 2026 — Read →
Marka
Markada Sessiz Kalma: Hükümsüzlük ve Tecavüz Davalarında Farklı Kurallar
5 October 2026 — Read →
Veri Koruma
Avukatların KVKK Yükümlülükleri ve Veri İşleyen Kaynaklı İhlaller
28 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Hukukunda Eylül 2026 Gelişmeleri
28 September 2026 — Read →
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 372. Toplantı: 5G Üstünlük İddiaları, Tüketici Değerlendirmeleri ve Yorum Satışı Sitelerine Erişim Engeli
5 October 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ekim 2026: İlgili Kişi Başvurularına Cevabın Bildirim Usulü ve 30 Eylül 2026 Tarihli İhlal Bildirimleri
5 October 2026 — Read →
Mevzuat
Resmî Gazete Haftalık Gelişmeler — 28.09–04.10.2026: Yoksulluk Nafakasında “Süresiz Olarak” İbaresinin İptali, Taşınmaz Ticareti ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği
5 October 2026 — Read →
Marka
Markada Sessiz Kalma: Hükümsüzlük ve Tecavüz Davalarında Farklı Kurallar
5 October 2026 — Read →
Veri Koruma
Avukatların KVKK Yükümlülükleri ve Veri İşleyen Kaynaklı İhlaller
28 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Hukukunda Eylül 2026 Gelişmeleri
28 September 2026 — Read →
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Devin Patent · Hizmet Alanları
Hizmetlerimiz
Bir sınai mülkiyet hakkının tüm ömrünü kapsayan sekiz hizmet alanı: araştırma ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde süreç yönetimi, Madrid, PCT, Lahey ve EUIPO üzerinden uluslararası tescil, izleme ve yenileme programları, sicil işlemleri, alan adı ve coğrafi işaret.
Bir sınai mülkiyet hakkının tüm ömrünü kapsayan sekiz hizmet alanı: araştırma ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde süreç yönetimi, Madrid, PCT, Lahey ve EUIPO üzerinden uluslararası tescil, izleme ve yenileme programları, sicil işlemleri, alan adı ve coğrafi işaret.
Sekiz çalışma alanı — panellerin üzerine gelerek göz atın, açmak için tıklayın.
01Marka Tescili
01
Marka Tescili
Bir marka dosyasının kaderi, uyuşmazlık doğmadan çok önce belirlenir: seçilen sınıflarda, mal ve hizmet listesinin yazılışında, kullanımın ilk gününden itibaren saklanan delillerde.
İncele →
02Patent ve Faydalı Model
02
Patent ve Faydalı Model
Bir patentin gücü, istemlerinin gücü kadardır. İstemin kapsamı, rakibin etrafından dolaşıp dolaşamayacağını, Kurumun belge verip vermeyeceğini ve hakkın ileride bir itiraz karşısında ayakta kalıp kalmayacağını belirler.
İncele →
03Tasarım
03
Tasarım
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım koruması, hazırlığı iyi yapılmış dosyayı ödüllendirir.
İncele →
04Uluslararası Tescil Sistemleri
04
Uluslararası Tescil Sistemleri
Koruma, yurt dışında başvuru yapılmadıkça sınırda biter. Türkiye'de alınan tescil, ihracat yapılan ülkelerde tek başına bir şey ifade etmez.
İncele →
05İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
05
İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
Tescil, işin sonu değil başlangıcıdır. Marka ve patentler çoğu zaman sessizce değer kaybeder: itiraz süresi fark edilmeden dolar, yıllık ücret ödenmez, kapsam dışında bırakılan bir sınıf rakibe açık kapı bırakır.
İncele →
06Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
06
Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
Sicile yansımayan mülkiyet, güvenilebilecek bir mülkiyet değildir. Devir, birleşme, lisans ve rehin ancak sicile işlendiğinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; zincirdeki bir boşluk ise genellikle en kötü anda ortaya çıkar: bir satış görüşmesinde, bir finansman sürecinde veya bir hak ihlali adımında.
İncele →
07Alan Adı ve Dijital Varlıklar
07
Alan Adı ve Dijital Varlıklar
Alan adı çoğu zaman markanın ilk kullanıldığı, ilk taklit edildiği yerdir. Alan adı portföyünü marka başvurusuyla aynı anda kuruyor, .tr tahsis belgelerini hazırlıyor, yenileme ve devir kayıtlarını tek elden takip ediyoruz.
İncele →
08Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
08
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
Coğrafi işaret, bir kişiye değil bir yöreye ait olan adı korur. Ürünün menşe adı mı yoksa mahreç işareti mi olduğunu belirliyor, teknik şartnameyi ve başvuru dosyasını hazırlıyor, süreci TÜRKPATENT yayımından tescile kadar takip ediyoruz.
İncele →
Sekiz çalışma alanı · üzerine gelerek göz atın, tıklayarak açınAvukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Patent
Ekibimiz
Sicile kayıtlı marka vekilleri, uzmanlar ve stajyerler — Devin Law & IP'nin arkasındaki İstanbul ekibinin aynısı; patent dosyalarında patent ve Avrupa patent vekilleriyle birlikte çalışır. Bir yanda hukuk formasyonu, diğer yanda sicil disiplini; aynı dosyalar üzerinde.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Patent — İstanbul
Hakkımızda
Tek bir fikir üzerine kurulmuş bir marka ve patent vekilliği ofisi: tescil, bir gün aleyhinize okunacak bir belgedir ve buna göre yazılmalıdır.
Biz Kimiz
Hukuk pratiğinin disipliniyle yürütülen bir vekillik ofisi.
Devin Patent, kurucuları ve çözüm ortaklarından gelen 15 yılı aşkın birleşik deneyimi taşır. Ofis, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri üzerine kuruludur — Türkiye piyasasında hâlâ seyrek görülen bu birleşim, her dosyanın nasıl hazırlandığını belirler. Patent ve Avrupa patenti dosyaları, çözüm ortaklarımız arasındaki patent vekilleriyle birlikte hazırlanır.
İhracatçılar, üreticiler, teknoloji şirketleri, üretici birlikleri, üniversiteler ve bireysel buluş sahipleri adına iş görüyoruz; portföyler tek bir ulusal markadan TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO'ya yayılmış yüzlerce hakka kadar uzanıyor. Dosyalar müvekkilin büyüklüğüne göre değil hakka göre gruplanır; küçük bir portföy de büyüğüyle aynı süre disiplinini görür.
İş yalnızca yapılmaz, raporlanır. Müvekkile düzenli durum raporu, yenileme takvimi ve atıl hakları, mükerrer başvuruları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkaran portföy denetimi sunulur. Bir başvuru stratejisi risk taşıyorsa bunu ret kararı geldikten sonra değil, başvuru yapılmadan önce yazılı olarak bildiririz.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık bir vekillik ofisinin kapsamı dışındadır. Bu işler, aynı İstanbul ekibini ve aynı uluslararası sıralama kayıtlarını paylaşan hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından yürütülür — böylece mahkemeye taşınması gereken dosya oraya tüm süreç geçmişiyle birlikte ulaşır.
Aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri; patent dosyalarında patent vekilleriyle birlikte. Eksiklik yazıları, ret kararları ve itiraz kararları kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması gelir. Sonuç olumsuzsa, incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenilemeler, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri, katmanlı hatırlatmalar ve müvekkile düzenli raporlamayla merkezî olarak takip edilir.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular; seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir iş mahkemeye gitmek zorunda kaldığında, tüm süreç geçmişiyle Devin Law & IP'ye geçer — hiçbir şey yeniden kurulmaz, devirde hiçbir şey kaybolmaz.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
Devin Patent — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin yazıları ve değerlendirmeleri. Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret yazıları bu ofisin işidir. Veri koruma, medya, şirketler ve mevzuat konuları Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer; bu yazılar ortak yayımlanır.
Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret işinin dışında kalan her konu Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer. O yazılar açıldığında başlarında bir not taşır.
Markada Sessiz Kalma: Hükümsüzlük ve Tecavüz Davalarında Farklı Kurallar
İşbu makale, marka hukukunda sessiz kalma yoluyla hak kaybının hükümsüzlük davaları ile marka hakkına tecavüz davalarında hangi yönlerden farklılaştığını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Makalede önce hükümsüzlük davalarında beş yıllık sürenin başlangıcına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları ve bu kararlar arasındaki farklılık, Dairenin 04.06.2026 tarihli ve E. 2026/3054, K. 2026/3267 sayılı son kararıyla birlikte aktarılmaktadır. Ardından tecavüz davalarındaki ölçütler incelenmekte ve hükümsüzlük davasında sessiz kalma nedeniyle hak kaybı kabul edilmese dahi aynı sessizliğin tecavüz davasında sonuç doğurabileceği ortaya konulmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza Erdemir5 Ekim 2026
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
İşbu çalışmada, Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazası esas alınmak suretiyle çatmaya ilişkin hükümler, tazminat sorumluluğunun kapsamı, ceza soruşturmasının işleyişi, idari kaza incelemesi ve kazayı izleyen ilk günlerde yerine getirilmesi gereken işlemler incelenmektedir.
Şevval Ezgi Demir15 Eylül 2026
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
Tescilli bir marka her zaman güvende değildir. Tescil anında var olan bir sakatlık, markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasına yol açabilmektedir. Hükümsüzlük davası bu sakatlığı ileri sürmenin yoludur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümsüzlük sebeplerini, dava açabilecek kişileri ve sessiz kalma yoluyla hak kaybını düzenlemektedir. İşbu metin hükümsüzlük rejimini ve idari iptal yolundan farklarını incelemektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Marka İtiraz Süreçlerinde Kullanım İspatı: Beş Yıllık Markaların Sınavı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, yayıma itiraz eden marka sahibine bir külfet yüklemektedir. İtiraza dayanak markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl geçmişse, başvuru sahibinin talebi üzerine itiraz sahibi markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını ispat etmek zorundadır. İspat edilemeyen itiraz reddedilmektedir. İşbu makalede kullanım ispatı müessesesi ve uygulamada sıkça yapılan hatalar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Marka Lisans Sözleşmeleri: İnhisari ve Gayriinhisari Lisansın Hukuki Sonuçları
Marka lisansı, markanın ekonomik değerini sahibinin elinden çıkarmadan üçüncü kişilere kullandırmanın temel aracıdır. Ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun lisansa ilişkin hükümleri bilinmeden kurulan lisans ilişkileri, hem marka sahibi hem lisans alan bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. İşbu makalede lisansın türleri, şekil şartı, sicile kayıt ve lisans alanın dava açma yetkisi ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Kötü Niyetli Marka Başvuruları: Gerçek Hak Sahibinin Elindeki Araçlar
Başkasının markasını, ticari ilişki içinde öğrendiği işareti veya piyasada bilinen bir ibareyi kendi adına tescil ettirmeye çalışanlar, Türk marka hukukunda kötü niyetli başvuru sahibi olarak nitelendirilmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, kötü niyetli başvurulara karşı hem itiraz hem hükümsüzlük yolunu açık tutmaktadır. İşbu makalede kötü niyet kavramı, tipik görünüm biçimleri ve gerçek hak sahibinin başvurabileceği hukuki araçlar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Tanınmış Markaların Korunması: Sınıf Sınırlarını Aşan Koruma Ne Zaman Devreye Girmektedir?
Marka koruması kural olarak tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Tanınmış markalar bakımından ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bu sınırı iki ayrı mekanizmayla aşmaktadır. İşbu makalede Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markaların korunması ile Türkiye'de ulaşılan tanınmışlık düzeyine bağlı sınıflar ötesi koruma ele alınmakta, iki müessesenin farkları ortaya konulmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir28 Ağustos 2026
Patent
Çalışan Buluşları: Buluş Kimin, Bedel Ne Kadar?
Türkiye'de patent başvurularının önemli bir bölümü, çalışanların iş ilişkisi içinde geliştirdiği buluşlara dayanmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun çalışan buluşlarına ilişkin hükümleri, buluşun kime ait olacağını, işverenin hak talebini ve çalışana ödenecek bedeli ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. İşbu makalede hizmet buluşu ile serbest buluş ayrımı, bildirim ve talep mekanizması ve bedel meselesi ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Mehmet Kerem Küçük28 Ağustos 2026
E-Ticaret ve Fikri Mülkiyet
E-Ticaret Platformlarında Marka Koruması: Şikâyet Mekanizmalarından Tescilin Gücüne
Taklit ürünle mücadelenin ağırlık merkezi, fiziki piyasalardan e-ticaret platformlarına kaymış durumdadır. Platformların şikâyet mekanizmaları hızlı sonuç verebilmekte, ancak bu mekanizmaların neredeyse tamamı tescilli bir marka hakkına dayanmayı şart koşmaktadır. İşbu makalede platform içi şikâyet süreçleri, aracı hizmet sağlayıcıların hukuki konumu ve tescilin e-ticaretteki stratejik değeri ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Şevval Ezgi Demir28 Ağustos 2026
Marka
Rüçhan Hakkı: Uluslararası Başvuru Stratejisinin Görünmez Takvimi
Bir ülkede yapılan ilk başvuru, sahibine diğer ülkelerde belirli bir süre boyunca öncelik sağlamaktadır. Paris Sözleşmesi'nden doğan rüçhan hakkı, markada ve tasarımda altı ay, patentte ve faydalı modelde on iki aydır. Bu süreler doğru yönetildiğinde küresel bir koruma stratejisinin bel kemiğini oluşturmakta, kaçırıldığında ise telafisi olmayan hak kayıplarına yol açmaktadır. İşbu makalede rüçhan hakkının işleyişi ve stratejik kullanımı ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Mehmet Kerem Küçük28 Ağustos 2026
Marka
Ticaret Unvanı ile Marka Çatışması: İki Sicil, Tek Piyasa
Ticaret unvanı ticaret siciline, marka ise Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki sicile tescil edilmektedir. İki ayrı sicil sisteminin aynı piyasada yan yana işlemesi, uygulamada sık rastlanan bir çatışma alanı doğurmaktadır: unvanında bir ibare bulunan şirket ile aynı ibareyi marka olarak tescil ettiren işletme karşı karşıya gelmektedir. İşbu makalede unvan ile marka arasındaki farklar ve çatışmanın çözüm ilkeleri ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir28 Ağustos 2026
Marka
UDRP: Alan Adı Korsanlığına Karşı Küresel Hakem Yolu
Markanızın birebir aynısını taşıyan bir alan adı, başkası tarafından tescil edilmiş ve satılık ilanıyla bekletilmektedir. Mahkemeye gitmeden bu alan adını geri almanın küresel ölçekte kabul görmüş yolu, ICANN'in Yeknesak Alan Adı Uyuşmazlık Çözüm Politikası'dır. İşbu makalede UDRP sürecinin üç kümülatif şartı, sürecin işleyişi ve .tr uzantılı alan adlarındaki farklar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Şevval Ezgi Demir28 Ağustos 2026
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hakkına Tecavüz Davalarında İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti
Marka hakkına tecavüz davaları doğası gereği uzun sürmektedir. Tecavüz fiili ise dava süresince kesintisiz olarak devam etmektedir. Taklit ürünler piyasada satılmaya, müşteri kitlesi yanıltılmaya devam etmektedir. Bu sebeple davanın kendisi kadar, sürecin başlangıcında işletilecek iki hukuki kurum da büyük önem taşımaktadır. İhtiyati tedbir, tecavüz eylemini dava bitmeden durdurmaktadır. Delil tespiti ise kaybolma riski taşıyan delilleri hukuki güvence altına almaktadır. Bu metin, her iki kurumun yasal şartlarını, sürelerini ve usule ilişkin uygulama stratejisini incelemektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal27 Ağustos 2026
Telif Hakkı
Yapay Zekâ ile Üretilen İçerikte Eser Sahipliği: FSEK Çerçevesinde Değerlendirme
Üretken yapay zekâ araçları metin ve görsel üretiminde yaygın biçimde kullanılmaktadır. Müzik ve yazılım üretimi de bu kapsama dâhildir. Bu yaygınlık temel bir hukuki soruyu gündeme getirmiştir. Yapay zekâ çıktısı hukuken eser midir? Eser niteliğini haiz ise hak sahibi kimdir? 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu eser sahipliğini insan yaratıcılığına bağlar. Salt komutla üretilen çıktının hukuki koruması bu sebeple tartışmalıdır. Korunmayan içerik herkes tarafından serbestçe kullanılabilir. İşbu metin mevcut hukuki çerçeveyi incelemektedir. Şirketler açısından doğan pratik sonuçlar da değerlendirilmektedir.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir27 Ağustos 2026
Marka/Yayınlar
Markada Sessiz Kalma: Hükümsüzlük ve Tecavüz Davalarında Farklı Kurallar
Acquiescence in Trade Mark Law: Different Rules for Invalidity and Infringement
İşbu makale, marka hukukunda sessiz kalma yoluyla hak kaybının hükümsüzlük davaları ile marka hakkına tecavüz davalarında hangi yönlerden farklılaştığını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Makalede önce hükümsüzlük davalarında beş yıllık sürenin başlangıcına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları ve bu kararlar arasındaki farklılık, Dairenin 04.06.2026 tarihli ve E. 2026/3054, K. 2026/3267 sayılı son kararıyla birlikte aktarılmaktadır. Ardından tecavüz davalarındaki ölçütler incelenmekte ve hükümsüzlük davasında sessiz kalma nedeniyle hak kaybı kabul edilmese dahi aynı sessizliğin tecavüz davasında sonuç doğurabileceği ortaya konulmaktadır.
Kilit sonuç · Key takeaway
Hükümsüzlük davasında beş yıllık sürenin başlangıcına ilişkin Daire kararları farklı yöndedir; son karara göre süre tescilden önce işlemez, ancak tescilden önceki sessizlik tecavüz davasında dürüstlük kuralı uyarınca davacının karşısına çıkabilmektedir.
Aynı sessizlik, iki dava, iki kuralŞema 1
Hükümsüzlük davasıSMK m. 25/6 · beş yıl
Tecavüz davasıTMK m. 2 · dürüstlük kuralı
Haksız rekabetTMK m. 2
Sessiz kalma yoluyla hak kaybıbilgi · süre · iyiniyet · yatırım · markasal kullanımın ispatı
Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, yalın bir anlatımla, hakkının ihlal edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişinin uzun süre hiçbir girişimde bulunmaması hâlinde, bu sessizliğe güvenerek yatırım yapan karşı tarafa sonradan dava açamaması anlamına gelmektedir. Kurumun arkasındaki düşünce, uzun süre ses çıkarmayan hak sahibinin karşı tarafta bir güven oluşturduğu ve bu güvenle çelişen davranışın hukuk düzenince korunmayacağıdır.
Marka uyuşmazlıklarında bu kurum iki ayrı dava türünde gündeme gelmektedir. Hükümsüzlük davasında davacı, davalı adına sicilde kayıtlı olan marka tescilinin silinmesini talep etmektedir. Tecavüz davasında ise davacı, davalının bir işareti ticaret alanında kullanmasının durdurulmasını talep etmektedir. Birinci davanın hedefi sicildeki kayıt, ikinci davanın hedefi piyasadaki kullanımdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı her iki davada da ileri sürülebilmekte, ancak iki davada aynı kurala bağlanmamaktadır.
Hükümsüzlük davaları bakımından kural 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ("SMK") 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında açıkça yazılıdır ve beş yıllık bir süre öngörmektedir. Tecavüz davaları bakımından ise SMK'da bir hüküm bulunmamakta, konu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ("TMK") 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralına ve Yargıtay kararlarına göre çözülmektedir. Bu farklılık, aynı sessizliğin bir davada sonuç doğurmazken diğerinde doğurabilmesine yol açmaktadır.
01
Hükümsüzlük Davasında Kural: Beş Yıllık SüreThe Rule in Invalidity Actions: The Five-Year Period
Hükümsüzlük davasında sessiz kalma yoluyla hak kaybı kanunla düzenlenmiştir. Önceki tarihli hak sahibi, sonraki tarihli markanın kullanılmasına beş yıl boyunca ses çıkarmamışsa, kendi önceki hakkına dayanarak o markanın hükümsüzlüğünü isteyememektedir.
Kanundaki düzenlemeStatutory provision
SMK'nın 25 inci maddesinin altıncı fıkrası şöyledir: "Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez."
Fıkra dört unsur içermektedir: Sonraki tarihli marka kullanılmaktadır, önceki hak sahibi bu kullanımı bilmektedir veya bilmesi gerekmektedir, sessizlik kesintisiz beş yıl sürmüştür ve sonraki marka tescili kötüniyetli değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.09.2025 tarihli ve E. 2025/840, K. 2025/5647 sayılı kararında "Anılan hükümde düzenlenen beş yıllık süre hak düşürücü süredir." ifadesine yer vermiştir. Sonraki tescil kötüniyetli ise süre hükümsüzlük talebine engel olmamaktadır.
Fıkrada başvuru, yayım veya tescil tarihine bağlanmış bir süre yer almamaktadır. Fıkra süreyi, önceki hak sahibinin sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği ana bağlamaktadır. Uygulamadaki tartışma da bu noktada toplanmaktadır: Sonraki marka tescilden önce de kullanılmışsa, beş yıl bu kullanımın öğrenildiği tarihten mi, yoksa en erken tescil tarihinden mi işlemeye başlayacaktır.
02
Sürenin Başlangıcı: Dairenin Farklı Yöndeki KararlarıThe Start of the Period: The Chamber’s Divergent Decisions
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu soruya 2025 ve 2026 yıllarında verdiği dört kararda iki farklı yönde cevap vermiştir. Bu kararlardan 24.09.2025 ve 04.06.2026 tarihli olanlar aynı dosyaya aittir. Kararların üçü tescilden önceki kullanımın dikkate alınması gerektiğini belirtmekte, tarih itibarıyla en son karar ise sürenin tescilden önce işlemeyeceğini kabul eden bir direnme kararını onamaktadır.
Tescil Öncesi Kullanımı Dikkate Alan KararlarDecisions Taking Pre-Registration Use into Account
Daire, 19.03.2025 tarihli ve E. 2024/3476, K. 2025/1973 sayılı kararında beş yıllık süreyi tescil tarihinden başlatan bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Kararda şu ifadeye yer verilmiştir: "hükümsüzlüğü istenen markanın, tescili itibari ile değil kullanılmaya başlanıldığı tarih itibariyle, hükümsüzlük nedenini bilen menfaat sahibinin 5 yıl boyunca sessiz kalması yaptırıma bağlanmıştır". Bu olayda hükümsüzlüğü istenen marka 26.01.2015 tarihinde tescil edilmiş, dava ise 24.01.2020 tarihinde, tescilden itibaren beş yılın dolmasına iki gün kala açılmıştır. Daire, davacının başvuruya 14.10.2013 tarihinde itiraz ettiğini ve markanın 2014 yılında kullanıldığını dikkate alarak sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği sonucuna varmıştır. Bu karara göre davanın tescilden itibaren beş yıl içinde açılmış olması tek başına yeterli değildir.
Daire, 30.03.2026 tarihli ve E. 2025/4864, K. 2026/1820 sayılı kararında da tescilden önceki kullanım tarihlerinin dikkate alınması gerektiğini yinelemiş ve sessiz kalma nedeniyle hükümsüzlük talebinin reddine ilişkin kararı onamıştır. Bu olayda davalının aynı baskın unsuru taşıyan ve 2005 yılında tescil edilmiş bir başka markası bulunmakta, davalının ibareyi 2000 yılından beri alan adında kullandığı da anlaşılmaktadır. Daire aynı kararda, Bölge Adliye Mahkemesinin beş yıllık süreyi başvuru tarihinden hesaplayan gerekçesini "hatalı gerekçe" olarak nitelendirmiş, ancak bunu sonuca etkili görmemiştir.
Son Karar: 04.06.2026The Most Recent Decision: 4 June 2026
Dairenin son kararına konu uyuşmazlığın bir tarafında, yiyecek ve içecek hizmetlerinde kullandığı ibareyi marka olarak tescil ettirmemiş bir işletme sahibi bulunmaktadır. Davacı konumundaki bu kişi, ibarenin 1988 yılından beri kullanıldığını ve ibareyi taşıyan işletmeyi 2011 yılında devraldığını ileri sürmüştür. Diğer tarafta, aynı ibareyi 2015 ve 2018 yılı numaralı iki tescille kendi adına marka olarak tescil ettirmiş olan davalı yer almaktadır. Davalı ise ibareyi aynı sektörde 1973 yılından beri kendisinin kullandığını savunmuştur. Davacı 2020 yılında davalı markalarının hükümsüzlüğünü ve kendi kullanımının davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığının tespitini talep etmiştir.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi davayı kabul etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi de 19.12.2024 tarihli kararıyla, gerekçeyi düzelterek aynı sonuca ulaşmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.09.2025 tarihli kararıyla bu kararı davalı yararına bozmuştur. Bozma kararında öğretiye atıfla şu ifadelere yer verilmiştir: "Hükümsüzlük davaları bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybında uygulanacak sürenin başlangıcının, tescil tarihinden başlatılması mutlak bir kural değildir. Eğer hükümsüzlüğü talep edilen marka, tescil tarihinden önce kullanılmış ise tescil tarihinden önceki kullanım tarihleri de dikkate alınmak zorundadır." Daire, davalının ibareyi 1973 yılından beri kullandığı yönündeki savunması dikkate alınarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının tartışılması gerektiğini belirtmiştir.
Bölge adliye mahkemesi, Yargıtayın bozma kararına uymak zorunda değildir; önceki kararında ısrar edebilir ve bu ısrara direnme denilmektedir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uymamış ve önceki kararında direnmiştir. Direnme kararının gerekçesi iki ayaklıdır. Hukuki gerekçeye göre, SMK'nın 25 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki "sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça" ifadesi, sessiz kalınan markanın tescilli bir marka olmasını gerektirmektedir. Mahkeme bu noktada, "tescilsiz olarak kullanılan markanın hükümsüzlüğü talebiyle dava açılamayacağı, 5 yıllık dava açma hak düşürücü süresinin tescil tarihinden önceye götürülmesinin, henüz dava açma hakkı bulunmadan sürenin işletilmesi sonucunu doğuracağı" sonucuna varmış ve beş yıllık sürenin dolmadığını kabul etmiştir. Maddi gerekçeye göre ise davalının dayandığı 1973 tarihli iş yeri ruhsatı başka kişiler adına kayıtlıdır ve davalının işletmesinin o işletmenin devamı olduğu ispatlanamamıştır.
Direnme kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca önce kararına direnilen Dairece incelenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.06.2026 tarihli kararında "Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir" gerekçesiyle direnme kararını onamıştır. Karar kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir. Anılan fıkraya göre Daire, direnme kararını yerinde görürse kendi kararını düzeltmekte, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göndermektedir. Daire dosyayı Hukuk Genel Kuruluna göndermemiş ve bu dosya bakımından kendi bozma kararından dönmüştür. Böylece davalının markaları hükümsüz kılınmış, davacının kullanımının tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı da tespit edilmiştir.
Sade anlatımlaIn plain terms
Hükümsüzlük davası, sicildeki bir tescilin silinmesi için açılır. Direnme kararındaki düşünce şudur: Tescil yokken silinecek bir kayıt da yoktur; açılması mümkün olmayan bir dava için süre işletilemez. Yargıtay son kararında bu direnme kararını onamıştır. Onanan direnme kararına göre beş yıl en erken tescil tarihinde işlemeye başlar.
TARİHKARARSÜRENİN BAŞLANGICI BAKIMINDAN SONUÇ
19.03.2025BozmaTescil tarihi değil, kullanımın bilindiği tarih esas alınır
24.09.2025Bozma (son karara konu dosya)Tescilden önceki kullanım tarihleri de dikkate alınır
30.03.2026OnamaTescilden önceki kullanım tarihleri de dikkate alınır
04.06.2026Direnme kararının onanmasıOnanan direnme kararına göre süre tescilden önce işlemez
DAİRENİN SÜRENİN BAŞLANGICINA İLİŞKİN KARARLARI
03
Son Kararın Anlamı ve ÖnerilerThe Significance of the Most Recent Decision and Recommendations
Tarih itibarıyla en son karar, sürenin tescilden önceki bir tarihte işlemeye başlayamayacağını kabul eden direnme kararını onamıştır. Daire bu sonuca, aynı dosyada verdiği ve tescil öncesi kullanımın dikkate alınmasını isteyen bozma kararından dönerek ulaşmıştır. Bu yönüyle karar, hükümsüzlük davalarında beş yıllık sürenin tescil tarihinden itibaren hesaplanacağı görüşünü güçlendirmektedir.
Kararın sınırları da aynı açıklıkla belirtilmelidir. İlk olarak, Dairenin kendi gerekçesi tek cümleden ibarettir ve direnme kararındaki hukuki gerekçe ile maddi gerekçeden hangisinin benimsendiği ayrıca açıklanmamıştır. Davalının tescil öncesi kullanımı ispatlanamadığından, onama sonucu maddi gerekçeyle de açıklanabilmektedir. İkinci olarak, karar Hukuk Genel Kurulu kararı değil, direnmeyi yerinde bulan Dairenin kararıdır. Üçüncü olarak, Dairenin 19.03.2025 ve 30.03.2026 tarihli kararlarından açıkça dönüldüğüne ilişkin bir ifade kararda yer almamaktadır.
Kanaatimizce son karar esas alındığında hükümsüzlük davasında beş yıllık süre tescil tarihinden önce işlemeye başlamamaktadır. Bununla birlikte Dairenin önceki kararları ortadan kalkmış değildir ve uygulamanın yeknesak hâle geldiğini söylemek için erkendir. Bu nedenle hükümsüzlük davası açmayı düşünen önceki hak sahibinin tescil tarihinden itibaren beş yılın dolmasını beklememesi, davasını karşı tarafın kullanımını öğrendiği veya başvurusuna itiraz ettiği tarihten itibaren beş yıl dolmadan açması ihtiyatlı olacaktır. Tescilini korumak isteyen sonraki marka sahibi bakımından ise tescil öncesi kullanımın kendisine ait olduğunu ve karşı tarafça bilindiğini gösteren belgelerin saklanması önem taşımaktadır. Son karara konu olayda davalının 1973 yılına dayanan kullanım iddiası, ruhsatın başka kişiler adına olması ve işletmenin devamlılığının gösterilememesi nedeniyle dikkate alınmamıştır.
Sade anlatımlaIn plain terms
Başvurunun yayımlanması veya tescil, Kanunda süreyi kendiliğinden başlatan bir tarih olarak yer almaz. Son karara göre süre tescilden önce işlemez; daha önceki kararlara göre ise tescilden önceki kullanım da hesaba katılır. Kararlar arasındaki bu fark nedeniyle güvenli yol, tescil tarihini beklemeden, kullanımın öğrenildiği tarihten itibaren beş yıl içinde hareket etmektir.
04
Tecavüz Davasında FarklılıklarDifferences in Infringement Actions
Tecavüz davasında durum farklıdır. Önceki tarihli marka sahibi, işareti yıllardır kullanan kişiye karşı kullanımın durdurulması için dava açtığında SMK'nın 25 inci maddesinin altıncı fıkrası uygulanmamaktadır; çünkü bu fıkra yalnızca hükümsüzlük talebini düzenlemektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.03.2025 tarihli ve E. 2024/3651, K. 2025/2081 sayılı kararında, SMK'da tecavüz davaları bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı ve ilkenin temelinin TMK'nın 2 nci maddesi olduğu belirtilmiştir.
Kanundaki düzenlemeStatutory provision
TMK'nın 2 nci maddesi şöyledir: "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz."
Sürenin ÖlçüsüThe Benchmark Period
Tecavüz davalarında kanunda yazılı bir süre bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.10.2022 tarihli ve E. 2021/3291, K. 2022/7375 sayılı kararında ölçüyü şu şekilde ifade etmiştir: "Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, başkası adına en az beş yıl süre ile tescilli markanın üçüncü kişiler tarafından ciddi surette 5 yıl süreyle kullanımına marka sahibince sessiz kalınmasından ve markaya yatırım yapılmasından sonra hak sahibinin marka hakkına dayanarak tecavüz davası açması TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırıdır". Bu davada davalı bir marka tesciline değil, işareti 2010 yılından beri ürünlerinde kullandığına dayanmıştır. Daire savunmanın yerinde olduğuna karar vermemiş, sessiz kalma savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan tecavüzün tespitine karar verilmesini bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.2025 tarihli ve E. 2024/376, K. 2025/798 sayılı kararında aktarılan Daire görüşüne göre ise "sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir" ve süre, somut olayın özelliklerine ve dürüstlük kuralına göre belirlenmektedir. İki karar birlikte okunduğunda, beş yılın kanuni bir süre değil, uygulamada kullanılan bir ölçüt olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle beş yılın dolmamış olması, marka sahibi bakımından tek başına güvence oluşturmamaktadır.
Koşullar ve İspatConditions and Proof
Hukuk Genel Kurulu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname döneminde açılmış bir davada oy çokluğuyla verdiği aynı kararda ilkenin koşullarını ortaya koymuştur. Kararda şu ifadeye yer verilmiştir: "Markanın sahibi, haklı bir sebep olmaksızın markasına tecavüzden doğan haklarını uzun süre kullanmayarak bundan sonra da işaretin süregelen kullanımlarına karşı bu haklarını kullanmayacağı yönünde bir kanaat oluşturmuşsa artık bu hakkını kullanamaması gerekir." Karara göre hak sahibinin kullanımı bilmesi ve buna rağmen kabul edilebilir bir süre sessiz kalması, sessizliğin mücbir sebep gibi haklı bir nedene dayanmaması ve işareti kullanan kişinin iyiniyetli olması gerekmektedir. Kullanan kişi kötüniyetli ise sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilememektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.04.2024 tarihli ve E. 2022/6764, K. 2024/2755 sayılı kararında, davacıların eski çalışanı olan davalının aynı ibareyi kullanmasını ve tescil ettirmesini kötüniyetli saymış ve "kötü niyetli kullanımların ise sessiz kalma yoluyla hak kaybına sebep olmayacağı" sonucuna varmıştır.
Kararda iki husus daha vurgulanmıştır. Birincisi, "sessiz kalma nedeniyle dava açılamayacağı yönündeki savunma bir def’i olmayıp itirazdır"; diğer bir ifadeyle dava açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve bu durum dava dosyasından anlaşılabiliyorsa hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaktadır. Bu durum, savunmaya esas olguların ve delillerin dosyaya eksiksiz sunulması gereğini ortadan kaldırmamaktadır. İkincisi, savunmanın ispatı markasal kullanımın hangi tarihte başladığının somut olarak ortaya konulmasına bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu, vergi levhası, idari yaptırım tutanağı ve faturalardaki kullanımı markasal kullanım olarak değil, ticaret unvanı kullanımı olarak nitelendirmiş ve sessiz kalma savunmasının ispatı için yeterli görmemiştir.
Sessiz kalma yoluyla hak kaybının sonucu da sınırlıdır. Hukuk Genel Kurulunun aynı kararındaki ifadeyle, "Sessiz kalma yoluyla hak kaybında, hak genel olarak sona ermemekte, sadece bu haktan eylemine sessiz kalınan kişi ya da kişilerin yararlanmasına katlanılmaktadır." Diğer bir ifadeyle davacının markası geçerliliğini korumakta, yalnızca sessiz kalınan kullanıma karşı ileri sürülememektedir.
KOŞULANLAMIİSPAT BAKIMINDAN DİKKAT EDİLECEK HUSUS
BilgiHak sahibi kullanımı biliyor veya bilmesi gerekiyorAynı sektör, aynı bölge, yazışma, ihtarname, başvuruya itiraz hak sahibinin bilgisini gösterir
SüreKabul edilebilir bir süre; uygulamada beş yıl ölçütüMarkasal kullanımın başlangıç tarihi belgeyle gösterilmeli
Haklı neden yokluğuSessizlik mücbir sebep gibi bir nedene dayanmıyorHaklı nedenin ispatlanması gerekir
İyiniyetKullanan kişi işareti seçerken ve kullanırken kötüniyetli değilÖnceki markanın bilinerek aynı işaretin seçilmesi aleyhe değerlendirilebilir; kötüniyet hâlinde savunma dinlenmez
Yatırım (değerlendirmede ağırlık taşıyan unsur)İşarete emek ve sermaye konulmuşTabela, ambalaj, reklam, tanıtım ve satış belgeleri
TECAVÜZ DAVASINDA SESSİZ KALMA SAVUNMASININ KOŞULLARI
Hükümsüzlükte Sonuç Doğurmayan Sessizlik Tecavüzde Sonuç DoğurabilirSilence Without Consequence in Invalidity May Have Consequences in Infringement
İki dava arasındaki asıl fark, sürenin bağlandığı olguda ortaya çıkmaktadır. Hükümsüzlük davasında süre, son kararla onanan direnme kararına göre tescilden önce işlememektedir. Tecavüz davasında ise süre sicildeki bir kayda değil, işaretin fiilen kullanılmasına ve hak sahibinin bu kullanıma katlanmasına bağlıdır. Dolayısıyla işaretin tescilsiz olarak kullanıldığı yıllar hükümsüzlük davasında hesaba katılmayabilirken, tecavüz davasında değerlendirmenin merkezinde yer almaktadır.
Bunun sonucu şudur: Sonraki marka yeni tescil edildiği için hükümsüzlük davasında sessiz kalma nedeniyle hak kaybı kabul edilmese bile, aynı taraflar arasındaki tecavüz davasında hak sahibinin tescilden önceki uzun sessizliği TMK'nın 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmektedir. Kanaatimizce son karara konu dosya da bu ayrımın izini taşımaktadır. Dairenin 24.09.2025 tarihli kararında aktarıldığı üzere ilk derece mahkemesi, tescilsiz kullanıcının kullanımının tecavüz oluşturmadığına karar verirken şu ek gerekçeye yer vermiştir: "davacının gerçek hak sahipliği kabul edilmezse dahi, bu kere uzun yıllara dayalı ciddi ve aralıksız kullanımı karşısında uzun süre sessiz kalma suretiyle hak kaybı gündeme geleceğinden". Bölge Adliye Mahkemesi sonucu davacının önceki kullanıma dayalı hak sahipliği üzerinden kurduğundan, bu ek gerekçe üst mahkemelerce ayrıca değerlendirilmiş değildir; ancak iki davadaki değerlendirmenin birbirinden bağımsız yürüdüğünü göstermektedir.
Kanaatimizce bu ayrım uygulamada iki sonucun bir arada ortaya çıkmasına yol açabilecektir. Bir işaretin uzun yıllar tescilsiz kullanıldıktan sonra tescil edildiği ve daha eski tarihli marka sahibinin tescilden itibaren beş yıl dolmadan hükümsüzlük ve tecavüz talepleriyle dava açtığı durumda, son kararla onanan direnme kararına göre hükümsüzlük talebi süresinde sayılacak ve sonraki tescil hükümsüz kılınabilecektir. Aynı davada işareti kullanan taraf, SMK'nın 155 inci maddesi uyarınca sonraki tarihli tescilini tecavüz talebine karşı savunma gerekçesi yapamayacak, ancak tescilden önce başlayan uzun süreli kullanımına ses çıkarılmadığını TMK'nın 2 nci maddesi kapsamında ileri sürebilecektir. Bu savunmanın koşulları ispatlandığı takdirde önceki marka sahibi karşı tarafın tescilini sildirebilecek, ancak yıllarca ses çıkarmadığı kullanımın durdurulmasını elde edemeyebilecektir. Tescilin silinmesi ile kullanımın durdurulması ayrı talepler olduğundan, birinin kabulü diğerinin de kabul edileceği anlamına gelmemektedir. Bu sonucu aynı davada birlikte ortaya koyan bir Yargıtay kararına rastlanmamış olup değerlendirme, yukarıda aktarılan kararların birlikte okunmasına dayanmaktadır.
Sessiz kalma savunmasının kabulü, işareti kullanan tarafa sınırsız bir koruma sağlamamaktadır. Kanaatimizce koruma sessiz kalınan kullanımla sınırlıdır; işaretin yeni ürünlere veya önceki markaya yaklaşan yeni bir görünüme taşınması aynı korumadan yararlanmayabilecektir. Önceki marka geçerliliğini korumakta ve savunmanın kabulü kullanan tarafa yeni bir marka hakkı kazandırmamaktadır; SMK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca marka koruması tescil yoluyla elde edilmektedir.
Sade anlatımlaIn plain terms
Tescilin silinmesi ve kullanımın durdurulması iki ayrı taleptir. İşareti yıllardır kullanan ama tescili yeni olan taraf tescilini kaybedebilir. Buna karşılık karşı taraf yıllarca ses çıkarmamışsa ve kullanan taraf iyiniyetliyse, kullanım devam edebilir.
SüreBeş yılKanunda süre yok; uygulamada beş yıl ölçütü
Sürenin başlangıcı04.06.2026 tarihli kararla onanan direnme kararına göre tescilden önce işlemez; 19.03.2025 ve 30.03.2026 tarihli kararlara göre tescil öncesi kullanım ve hak sahibinin bilgisi dikkate alınırMarkasal kullanımın başlangıcı ve hak sahibinin bilgisi; tescil aranmaz
Tescilsiz kullanım dönemiSon kararla onanan direnme kararına göre süreyi işletmezDeğerlendirmede hesaba katılır
Kötüniyetin etkisiSonraki tescil kötüniyetliyse süre engel olmazKullanan kötüniyetliyse savunma dinlenmez
SonuçÖnceki hak hükümsüzlük gerekçesi yapılamazSessiz kalınan kullanım durdurulamaz; marka geçerliliğini korur
İki davada sessiz kalma yoluyla hak kaybı
05
Genel Değerlendirme ve SonuçAssessment and Conclusion
““Tescilden önceki sessizlik hükümsüzlük davasında süreyi başlatmayabilmekte, ancak aynı sessizlik tecavüz davasında dürüstlük kuralı aracılığıyla davacının karşısına çıkabilmektedir; belirleyici olan, zamanın nasıl kullanıldığı ve bunun nasıl belgelendiğidir.””
Sessiz kalma yoluyla hak kaybı hükümsüzlük davasında kanunla, tecavüz davasında ise dürüstlük kuralı ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmektedir. Hükümsüzlük davasında beş yıllık sürenin başlangıcı konusunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları aynı yönde değildir. Daire 19.03.2025, 24.09.2025 ve 30.03.2026 tarihli kararlarında tescilden önceki kullanımın dikkate alınması gerektiğini belirtmiş, 04.06.2026 tarihli son kararında ise sürenin tescilden önce işlemeyeceğini kabul eden direnme kararını onamıştır. Bu sonucun yerleşik uygulama hâline gelip gelmeyeceği sonraki kararlarla anlaşılacaktır.
Tecavüz davasında süre kanunla belirlenmemiştir ve tescil tarihine bağlı değildir. Belirleyici olan, hak sahibinin kullanımı bilmesine rağmen uzun süre hareketsiz kalması, kullananın iyiniyeti ve işarete yapılan yatırımdır. Bu nedenle hükümsüzlük davasında sessiz kalma nedeniyle hak kaybı kabul edilmese bile, aynı sessizlik tecavüz davasında dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilebilmekte ve bir işareti uzun yıllardır kullanan kişi, daha eski bir marka sahibinin açtığı tecavüz davasında bu savunmaya dayanabilmektedir. Böyle bir durumda sonradan yapılan tescil hükümsüz kılınabilmekte, ancak tescilden önce başlamış olan kullanım devam edebilmektedir.
Kanaatimizce iki dava birlikte değerlendirildiğinde her iki taraf için de aynı sonuç ortaya çıkmaktadır: Belirleyici olan zamanın nasıl kullanıldığı ve bunun nasıl belgelendiğidir. Marka sahibi bakımından piyasanın düzenli izlenmesi ve benzer bir kullanım öğrenildiğinde gecikmeden hareket edilmesi önem taşımaktadır. İhtarname gönderilmesi tek başına yeterli olmayabilecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.03.2026 tarihli ve E. 2025/4311, K. 2026/1331 sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararında, ardından dava açılmayan ihtarname dikkate alınmamış ve kullanımın izinle başladığı olayda dört buçuk yılı aşan sessizlik dürüstlük kuralı bakımından yeterli görülmüştür. İşareti tescilsiz kullanan kişi bakımından ise kullanımın başlangıcını ve sürekliliğini gösteren tarihli belgelerin saklanması ve marka tescilinin geciktirilmemesi yerinde olacaktır. Netice itibarıyla tescilden önceki sessizlik hükümsüzlük davasında süreyi başlatmayabilmekte, ancak aynı sessizlik tecavüz davasında dürüstlük kuralı aracılığıyla davacının karşısına çıkabilmektedir.
Atıf Yapılan Mevzuat ve KararlarLegislation and Decisions Cited
SMK m. 7/1 · SMK m. 25/6 · SMK m. 155 · TMK m. 2 · HMK m. 373/5 · 556 sayılı KHK · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.10.2022, E. 2021/3291, K. 2022/7375 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 03.04.2024, E. 2022/6764, K. 2024/2755 · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 19.12.2024 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 19.03.2025, E. 2024/3476, K. 2025/1973 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.03.2025, E. 2024/3651, K. 2025/2081 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.09.2025, E. 2025/840, K. 2025/5647 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 10.12.2025, E. 2024/376, K. 2025/798 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.03.2026, E. 2025/4311, K. 2026/1331 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 30.03.2026, E. 2025/4864, K. 2026/1820 · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 04.06.2026, E. 2026/3054, K. 2026/3267
İşbu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Makalede anılan mahkeme kararları yayın tarihi itibarıyla erişilebilen karar metinlerine dayanmaktadır; karar özetlerinde yer alan tespitler ilgili mahkemelerin değerlendirmesidir. İşbu yazı avukat ile müvekkil arasında bir ilişki kurmamakta ve güncellenmesi hususunda herhangi bir taahhüt içermemektedir. 5 Ekim 2026.
Bilgi notunun tamamıMakalenin iki dilli PDF sürümünü tablolar ve karar özetleriyle birlikte indirin.
Yeni bir başvuru, bir eksiklik yazısı, yaklaşan bir itiraz süresi veya gözden geçirilmesini istediğiniz bir portföy için bize ulaşın. Her başvuruya, işe başlanmadan önce kapsam, süre ve maliyet konusunda net bir değerlendirme dönülür.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofislerimiz, İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir marka başvurusu da yapsanız, uluslararası bir portföyü yeniden kurgulasanız da ilk görüşme, dosyayı fiilen yürütecek vekille yapılır.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından devinlaw.com.tr üzerinden yürütülür. İşiniz oraya aitse, bunu vekâlet sözleşmesinden sonra değil ilk görüşmede söyleriz.
İstanbul'un merkezî iş bölgesinin omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature, ofisi TÜRKPATENT irtibat bürolarına ve iş gördüğümüz şirketlerin genel merkezlerine dakikalar uzaklıkta konumlandırıyor.
Tescil işinin hakkıyla yapıldığı bir yerde kariyer kurun — kanun açık, içtihat okunmuş, takvim kontrol altında.
Neden Devin Patent
Sicili içeriden öğrenin. Oradaki her kaydın neden önemli olduğunu görün.
Vekillik, gözetim altında yaparak öğrenilen bir zanaattır. Adayları TÜRKPATENT marka ve patent vekilliği sınavlarına hazırlıyor, ilk günden gerçek dosya veriyoruz — kontrol altında, ama gerçek.
Genç meslektaşlar ilk haftadan itibaren kıdemli vekillerle doğrudan çalışır: araştırma raporları, mal-hizmet listesi ve tarifname yazımı, eksiklik yazılarına cevap, itiraz dosyaları ve uluslararası portföy yönetimi. Mentorluk kurgulanmıştır, geri bildirim süreklidir ve sorumluluk yalnızca kıdemle değil, gösterilen yetkinlikle büyür.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Marka ve Patent Vekilleri
Form doldurmak yerine uluslararası portföy yönetmek isteyen, sicile kayıtlı vekiller veya TÜRKPATENT sınavlarına hazırlanan adaylar.
Stajyerlik
Hukuk ve mühendislik öğrencileri için staj — deneyimli mentorlar eşliğinde araştırma, başvuru usulleri, bülten izleme ve itiraz dosyalarıyla doğrudan temas.
İdari Kadro
Finans, idari işler ve süre takibi rolleri — sürelerin kaçmasını önleyen operasyonel omurga.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.