Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir. TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde araştırma, başvuru, itiraz, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — her aşama tek elden yürütülür, her adım kanun ve arkasındaki içtihat karşısında değerlendirilir.
SıralamalardaIP STARS·WTR 1000·THE LEGAL 500·MEDIA LAW INTERNATIONAL
Kaydır
0Yıllık Toplam Mesleki Tecrübe
0Hizmet Alanı
0Vekil ve Uzman
0Uluslararası Sıralama
01
Biz Kimiz
Her Başvuru, İleride Aleyhinize Okunacak Bir Belgedir.
Devin Patent, İstanbul merkezli bir marka ve patent vekilliği ofisidir; yerli ve yabancı hak sahipleri adına iş görür. Hakkın her aşaması sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür: araştırma, başvuru, itiraz, YİDK süreçleri, yenileme, sicil işlemleri ve portföy yönetimi — TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO nezdinde.
Ofisi piyasanın büyük kısmından ayıran şey, ekibin nereden geldiğidir. Vekillerimiz hukuk formasyonuna sahiptir; mal ve hizmet listesi, istem takımı veya itiraz dilekçesi, ileride sınanacağı bilinerek yazılır — kanun karşısında, inceleme uygulaması karşısında ve ikisinin ardındaki içtihat karşısında.
Bu fark, sıradan kararlarda görünür. Hangi sınıflarda başvurulacağı ve listenin nasıl yazılacağı. İstemin savunulabilirliğini yitirmeden ne kadar geniş tutulabileceği. Kullanım delilinin beşinci yılda süre baskısıyla toplanması yerine ilk yıldan biriktirilmesi. Muvafakatname istemenin değip değmeyeceği ve o metnin neyi kapsaması gerektiği.
Portföyler tek bir takvim üzerinden yürütülür. İtiraz süreleri, yenileme tarihleri ve yıllık ücret son günleri merkezî olarak takip edilir; denetimler atıl hakları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkarır. Müvekkile fatura ve belge değil, düzenli durum raporu gider.
Dava süreçleri, tazminat talepleri, ceza şikâyetleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık burada yürütülmez. Bunlar hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından ele alınır; dosya iki ofis arasında geçmişini kaybetmeden hareket eder.
Her dosya, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri tarafından yürütülür; patent dosyaları patent vekilleriyle, Avrupa patenti yolu ise Avrupa patent vekilleriyle birlikte hazırlanır. İnceleme kararları idari bir sonuç olarak kabul edilmez; kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Araştırılmadan sicile hiçbir şey gitmez. Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması yapılır; sonuç olumsuzsa incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenileme tarihleri, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri katmanlı hatırlatmalarla merkezî olarak takip edilir. Süre disiplini, bir vekillik ofisinin sunabileceği en değerli şeydir; biz de öyle ele alırız.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular, seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir; strateji, zamanlama ve bütçe her ülkede tutarlı kalır.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir dosyanın sicilden çıkıp mahkemeye gitmesi gerektiğinde, tüm süreç geçmişiyle birlikte Devin Law & IP'ye geçer. Hiçbir şey sıfırdan kurulmaz, devir sırasında hiçbir şey kaybolmaz.
03
Hakkın Doğuşundan Sona Ermesine Vekillik Hizmetleri
01
Marka Tescili
Kullanılabilirlik araştırması, sınıf ve mal-hizmet listesi stratejisi, başvuru, yayına itiraz ve TÜRKPATENT nezdinde YİDK süreçleri; kullanım delili ilk yıldan itibaren biriktirilir.
İncele →
02
Patent ve Faydalı Model
Tekniğin bilinen durumu araştırması, istem ve tarifname yazımı, TÜRKPATENT incelemesi, PCT ulusal aşaması, Avrupa patenti, yıllık ücretler ve tescil sonrası itiraz.
İncele →
03
Tasarım
Yenilik ve ayırt edici nitelik değerlendirmesi, çoklu başvuru, görsel hazırlığı, Locarno sınıflandırması, itirazlar ve Lahey yolu.
İncele →
04
Uluslararası Tescil Sistemleri
Madrid Protokolü belirlemeleri, PCT ve Avrupa patenti yolu, Lahey tasarım tescilleri, EUIPO başvuruları ve muhabir ağımız üzerinden doğrudan ulusal başvurular.
İncele →
05
İzleme, Yenileme ve Portföy Yönetimi
Bülten ve rakip izleme, merkezî süre takibi, yenileme programları, portföy denetimi, maliyet planlaması ve düzenli müvekkil raporlaması.
İncele →
06
Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve Rehin
Devir, birleşme, unvan ve adres değişikliği, lisans ve rehin kayıtları, sicil zincirinin onarılması ve portföy durum tespiti.
İncele →
07
Alan Adı ve Dijital Varlıklar
.tr tahsis ve belgeleri, savunma amaçlı tesciller, UDRP ve URS şikâyetleri, pazaryeri kaldırma talepleri ve sosyal medyada taklit hesaplar.
İncele →
08
Coğrafi İşaret
Menşe adı ve mahreç işareti başvuruları, teknik şartname, denetim planı, amblem kullanımı, üretici kayıtları ve AB başvuruları.
İncele →
"From the first search to the last renewal — every legal step weighed in between."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Devin Patent · Hizmet Alanları
Hizmetlerimiz
Bir sınai mülkiyet hakkının tüm ömrünü kapsayan sekiz hizmet alanı: araştırma ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde süreç yönetimi, Madrid, PCT, Lahey ve EUIPO üzerinden uluslararası tescil, izleme ve yenileme programları, sicil işlemleri, alan adı ve coğrafi işaret.
01Marka TesciliBir marka dosyasının kaderi, uyuşmazlık doğmadan çok önce belirlenir: seçilen sınıflarda, mal ve hizmet listesinin yazılışında, kullanımın ilk gününden itibaren saklanan delillerde.
02Patent ve Faydalı ModelBir patentin gücü, istemlerinin gücü kadardır. İstemin kapsamı, rakibin etrafından dolaşıp dolaşamayacağını, Kurumun belge verip vermeyeceğini ve hakkın ileride bir itiraz karşısında ayakta kalıp kalmayacağını belirler.
03Tasarım6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım koruması, hazırlığı iyi yapılmış dosyayı ödüllendirir.
04Uluslararası Tescil SistemleriKoruma, yurt dışında başvuru yapılmadıkça sınırda biter. Türkiye'de alınan tescil, ihracat yapılan ülkelerde tek başına bir şey ifade etmez.
05İzleme, Yenileme ve Portföy YönetimiTescil, işin sonu değil başlangıcıdır. Marka ve patentler çoğu zaman sessizce değer kaybeder: itiraz süresi fark edilmeden dolar, yıllık ücret ödenmez, kapsam dışında bırakılan bir sınıf rakibe açık kapı bırakır.
06Sicil İşlemleri: Devir, Lisans ve RehinSicile yansımayan mülkiyet, güvenilebilecek bir mülkiyet değildir. Devir, birleşme, lisans ve rehin ancak sicile işlendiğinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; zincirdeki bir boşluk ise genellikle en kötü anda ortaya çıkar: bir satış görüşmesinde, bir finansman sürecinde veya bir hak ihlali adımında.
07Alan Adı ve Dijital VarlıklarAlan adı çoğu zaman markanın ilk kullanıldığı, ilk taklit edildiği yerdir. Alan adı portföyünü marka başvurusuyla aynı anda kuruyor, .tr tahsis belgelerini hazırlıyor, yenileme ve devir kayıtlarını tek elden takip ediyoruz.
08Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün AdıCoğrafi işaret, bir kişiye değil bir yöreye ait olan adı korur. Ürünün menşe adı mı yoksa mahreç işareti mi olduğunu belirliyor, teknik şartnameyi ve başvuru dosyasını hazırlıyor, süreci TÜRKPATENT yayımından tescile kadar takip ediyoruz.
Devin Patent
Ekibimiz
Sicile kayıtlı marka vekilleri, uzmanlar ve stajyerler — Devin Law & IP'nin arkasındaki İstanbul ekibinin aynısı; patent dosyalarında patent ve Avrupa patent vekilleriyle birlikte çalışır. Bir yanda hukuk formasyonu, diğer yanda sicil disiplini; aynı dosyalar üzerinde.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Patent — İstanbul
Hakkımızda
Tek bir fikir üzerine kurulmuş bir marka ve patent vekilliği ofisi: tescil, bir gün aleyhinize okunacak bir belgedir ve buna göre yazılmalıdır.
Biz Kimiz
Hukuk pratiğinin disipliniyle yürütülen bir vekillik ofisi.
Devin Patent, kurucuları ve çözüm ortaklarından gelen 15 yılı aşkın birleşik deneyimi taşır. Ofis, aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri üzerine kuruludur — Türkiye piyasasında hâlâ seyrek görülen bu birleşim, her dosyanın nasıl hazırlandığını belirler. Patent ve Avrupa patenti dosyaları, çözüm ortaklarımız arasındaki patent vekilleriyle birlikte hazırlanır.
İhracatçılar, üreticiler, teknoloji şirketleri, üretici birlikleri, üniversiteler ve bireysel buluş sahipleri adına iş görüyoruz; portföyler tek bir ulusal markadan TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve EPO'ya yayılmış yüzlerce hakka kadar uzanıyor. Dosyalar müvekkilin büyüklüğüne göre değil hakka göre gruplanır; küçük bir portföy de büyüğüyle aynı süre disiplinini görür.
İş yalnızca yapılmaz, raporlanır. Müvekkile düzenli durum raporu, yenileme takvimi ve atıl hakları, mükerrer başvuruları ve sınıf kapsamındaki boşlukları ortaya çıkaran portföy denetimi sunulur. Bir başvuru stratejisi risk taşıyorsa bunu ret kararı geldikten sonra değil, başvuru yapılmadan önce yazılı olarak bildiririz.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık bir vekillik ofisinin kapsamı dışındadır. Bu işler, aynı İstanbul ekibini ve aynı uluslararası sıralama kayıtlarını paylaşan hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından yürütülür — böylece mahkemeye taşınması gereken dosya oraya tüm süreç geçmişiyle birlikte ulaşır.
Aynı zamanda hukuk formasyonuna sahip, sicile kayıtlı marka vekilleri; patent dosyalarında patent vekilleriyle birlikte. Eksiklik yazıları, ret kararları ve itiraz kararları kanun ve arkasındaki içtihat karşısında okunur.
Başvurmadan Önce Araştırma
Önce kullanılabilirlik, aynılık ve tekniğin bilinen durumu araştırması gelir. Sonuç olumsuzsa, incelemeden geçmeyecek bir başvuruyu yapmak yerine bunu açıkça söyleriz.
Tek Takvim, Kaçan Süre Yok
İtiraz süreleri, yenilemeler, yıllık ücretler ve ulusal aşama son günleri, katmanlı hatırlatmalar ve müvekkile düzenli raporlamayla merkezî olarak takip edilir.
Yurt Dışı Başvurular Tek Elden
Madrid, PCT, Avrupa patenti yolu, Lahey Sistemi, EUIPO ve doğrudan ulusal başvurular; seçilmiş bir muhabir ağı üzerinden İstanbul'dan koordine edilir.
Mahkemeye Giden Yol Açık
Bir iş mahkemeye gitmek zorunda kaldığında, tüm süreç geçmişiyle Devin Law & IP'ye geçer — hiçbir şey yeniden kurulmaz, devirde hiçbir şey kaybolmaz.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Marka · Patent · Tasarım · Alan Adı · Coğrafi İşaret
Devin Patent — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin yazıları ve değerlendirmeleri. Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret yazıları bu ofisin işidir. Veri koruma, medya, şirketler ve mevzuat konuları Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer; bu yazılar ortak yayımlanır.
Marka, patent, tasarım, alan adı ve coğrafi işaret işinin dışında kalan her konu Devin Law & IP'nin uygulama alanlarına girer. O yazılar açıldığında başlarında bir not taşır.
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 08.06.2026 tarihinde yayımladığı “İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu” (“Duyuru”) ile iş yerlerinde güvenlik kamerası sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin güncel yaklaşımını ka
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 16 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
Kişisel verilerin korunması hukukunda en fazla tartışma yaratan veri işleme şartlarından biri, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerin hangi kapsamda ve hangi amaçlarla işlenebileceği meselesidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 14 Haziran 2026
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
Türkiye ilk İklim Kanunu'nu yürürlüğe koydu. Düzenleme; İklim Değişikliği Başkanlığı'nı merkezî koordinasyon organı olarak kuruyor, belediyelere yerel iklim eylem planı yükümlülüğü getiriyor ve Emisyon Ticaret Sistemi ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını hukuki çerçeveye alıyor.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 31 Mart 2026
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
Kişisel verilerin korunması hukuku, bireyin kendisine ait veriler üzerinde kontrol sahibi olmasını ve bilgi edinme hakkı kapsamında kendi geleceğini tayin edebilmesini güvence altına almaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Şirketler · 26 Mart 2026
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
Limited şirketler, Türk ticaret hayatında yaygın olarak tercih edilen ve çoğunlukla az sayıda ortakla kurulan yapıları itibarıyla, ortaklar arası güven ilişkisine dayanan şirket tipleridir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 24 Mart 2026
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
Son yıllarda artan siber tehditler, siber güvenliği ulusal güvenlik stratejilerinin merkezine taşımış; devletler bakımından “teknik uyum” başlığını aşarak kurumsal yönetişim, hizmet sürekliliği, kamu düzeni ve yaptırım riski boyutlarıyla ele alınan bir alana dönüşmüştür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 19 Mart 2026
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
Üretken Yapay Zekâ (ÜYZ) teknolojilerinin iş süreçlerine entegrasyonu son dönemde önemli ölçüde hız kazanmış; çalışanların günlük iş akışlarında bu araçlardan yararlanma eğilimi belirgin şekilde artmıştır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 12 Mart 2026
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Marka · 26 Şubat 2026
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
MARKA TESCİL BAŞVURULARINDA EMTİA SINIFLANDIRMASINA İLİŞKİN YENİ DÜZENLEMELER (26.02.2026 tarihli Resmî Gazete) I.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Mehmet Kerem KüçükDevin Patent
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 16 Şubat 2026
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
YİYECEK–İÇECEK HİZMETLERİNDE TÜKETİCİDEN TALEP EDİLEBİLECEK BEDELLERE İLİŞKİN MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ (30.01.2026 tarihli Resmî Gazete – Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik) I.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir · Sıla UçarDevin Patent
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
SMK 6/3 Hükmünün Pratikteki Uygulamasına Dair Görüşler ve Eleştiriler
Marka hakkı, kural olarak, bir işaretin Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde tescili ile doğar ve koruma bu tescil işlemiyle birlikte hüküm ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”), marka başvurularına ilişkin nispi ret nedenlerini 6. maddede dokuz bent halinde düzenlemiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 14 Şubat 2026
Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun Re'sen ve Yerinde İnceleme Yetkisi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun” veya “KVKK”) öngördüğü üzere, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun karar organı olup, kişisel verilerin korunmasına yönelik denetim ve düzenleme faaliyetlerini yürütmekle yetkili ve görevli mercidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Telif Hakkı · 14 Şubat 2026
Tescilsiz Telif Haklarının Marka Başvurularına Karşı Korunması
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 6/6 maddesi kapsamında, tescil başvurusu yapılan bir markanın başkasına ait telif hakkını veya herhangi bir fikrî mülkiyet hakkını içermesi hâlinde, hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceğini düzenlenmektedir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
E-Ticaret ve Fikri Mülkiyet · 14 Şubat 2026
E-Ticaret Platformlarında Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı İhlalleri
Dijitalleşmenin son yıllarda kazandığı hız ile birlikte, kullanıcılar ve işletmeler çevrimiçi platformlar aracılığıyla ticari faaliyetlerini tanıtma ve yürütme imkan ve ihtimallerini arttırmışlardır. Ancak her gelişimde olduğu gibi bu gelişim de beraberinde çeşitli hukuki sorunları getirmiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Haksız Rekabet · 14 Şubat 2026
Kesinleşmemiş TÜRKPATENT Kararları Üzerinden Yapılan Yanıltıcılık ve Haksız Rekabet
Türkiye’nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak, ülke içinde serbest rekabet ortamını oluşturmak ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınaî mülkiyet haklarının tesisi, bu konudaki korumanın sağlanması ve bu haklara ilişkin yurt içi ve yurt dışında var olan bilgi ve dokümantasyonun kamunun istif
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
İnternet Alan Adları Yoluyla Marka Hakkına Tecavüz ve Yargı Süreci
Alan adı, markanın dijital ortamdaki en görünür kullanımıdır. Bu yazıda; bir işaretin alan adında kullanılmasının hangi şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde marka hakkına tecavüz oluşturduğu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve marka sahibinin ihtiyati tedbirden cezai sorumluluğa kadar başvurabileceği tüm yollar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
Jenerikliği Yüksek Marka Tescillerinin Korunmasına Yargıtay'ın Yaklaşımı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında, bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi ve korunabilmesi için temel ilke, ayırt edici nitelik taşımasıdır. Ayırt edicilik, tüketicilerin bir ürünü veya hizmeti diğerlerinden ayırt etmesini sağlayan özelliktir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 12 Şubat 2026
Mobil Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Anlık Bildirimlerin KVKK Kapsamında İncelenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (“Kurum”) intikal eden şikâyetler ve yapılan incelemeler neticesinde; mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara gönderilen anlık bildirimlerin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) temel ilkeleri ve açık rıza unsurları ile uyumu konusunda bir değerlendirme yapılması ihtiy
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 6 Şubat 2026
Şirket Bünyesinde KVK Kurulu Yapılanması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında veri sorumlusu sıfatını haiz şirketler, kişisel veri işleme faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yürütmek ve bu faaliyetlere ilişkin süreçleri şeffaf ve izlenebilir bir yapı içerisinde yönetmekle yükümlüdür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Patent
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 4 Şubat 2026
Reklam Kurulu Kararları — 364. Toplantı: Güncel Hukuki Değerlendirmeler
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Patent
Kesinleşmemiş TÜRKPATENT Kararları Üzerinden Yapılan Yanıltıcılık ve Haksız Rekabet
Türkiye’nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak, ülke içinde serbest rekabet ortamını oluşturmak ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınaî mülkiyet haklarının tesisi, bu konudaki korumanın sağlanması ve bu haklara ilişkin yurt içi ve yurt dışında var olan bilgi ve dokümantasyonun kamunun istifadesine sunulabilmesi amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) kurulmuştur. TÜRKPATENT, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı, tüzel kişiliğe sahip ve özel bütçeli bir kamu kurumudur. TÜRKPATENT, sınai mülkiyet hakları konusunda idari kararlar almaya yetkilidir. TÜRKPATENT tarafından verilen nihai kararlara [1] karşı kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde kurum kararının iptali davası açılabilmektedir. İşbu husus da göstermektedir ki, TÜRKPATENT her ne kadar idari bir karar tesis ediyor olsa da, bu kararın denetiminde görevli mahkeme olarak idare mahkemelerinden ziyade Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli kılınmıştır.
Günümüzde, kesinleşmemiş TÜRKPATENT kararları üzerinden yanıltıcı iddialarda bulunabilmekte, ticari avantaj elde edilmeye çalışılmakta ve rekabet ortamı bozulabilmektedir. Henüz kesinleşmemiş kararların tüketicileri yanıltacak ve ticaret ortamında rakip firmalara zarar verecek şekilde kullanılması haksız rekabet teşkil edebilir ve hukuki yaptırımlara konu olabilmektedir.
Kararları Üzerınden Yapılan Lişkisi
Bu makalede, kesinleşmemiş TÜRKPATENT kararlarının haksız rekabet kapsamında nasıl değerlendirildiği ve bu tür durumlara karşı alınabilecek hukuki önlemler ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Marka Hakları Bakımından İnceleme
1. Marka Başvuru Süreci, Markalar Dairesi ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararları, Kurum Kararının İptali Davaları ve Bu Kararların Kesinleşmesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) madde 4 uyarınca, her türlü ibare, SMK’nın 5. ve 6. maddelerinde düzenlenen ret sebeplerine aykırılık taşımadığı sürece marka olarak tescil edilebilir. Bu çerçevede, yapılan bir marka başvurusu, SMK madde 16 kapsamında öncelikle TÜRKPATENT tarafından incelenir. Bu ilk incelemede, başvurunun mutlak ret sebeplerine tabi olup olmadığı değerlendirilir İnceleme sonucunda, TÜRKPATENT başvuruyu kısmen veya tamamen reddedebilir. Ret veya kısmi ret kararı, SMK madde 20/2 gereği başvuru sahibine tebliğ edilir ve başvuru sahibi, karara karşı itiraz etme hakkına sahiptir. TÜRKPATENT tarafından yapılan re’sen inceleme sonrasında herhangi bir mutlak ret sebebi bulunmayan başvurular, SMK madde 16/2 uyarınca Resmi Markalar Bülteni'nde (“Bülten”) yayımlanır.
Bülten'de yayımlanan marka başvurularına karşı ise, üçüncü kişiler SMK madde 18 uyarınca, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde, başvurunun 5. veya 6. madde hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz edebilirler. TÜRKPATENT, yapılan itirazı başvuru sahibine bildirir ve savunma getirmesi için 1 aylık süre tanır. Sonrasında, Markalar Dairesi, yapılan itirazı değerlendirir ve markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı bakımından tescil edilemeyeceğine karar verebilir. Aksi hâlde, itiraz reddedilir. Markalar Dairesi’nin kararına karşı, kararın bildirimin- den itibaren iki ay içinde TÜRKPATENT nezdindeki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na (“YİDK”) karara itiraz prosedürü başlatılabilir. Zira, Markalar Dairesi kararı TÜRKPATENT nezdinde ancak karara karşı itiraz yoluna başvurulmadığı takdirde nihai ve kesin bir karar olabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.05.2023, 2022/1006 E., 2023/517 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere “Bir idari kararın 'kesinleşmiş olması' ile 'nihai olması' da farklı kavramlardır.
Bu kapsamda TÜRKPATENT'in kesin kararı Markalar Dairesi veya YİDK tarafından verilmiş olabilir; ancak nihai kararı sadece YİDK verir. Markalar Dairesinin kararına süresinde itiraz edilmezse, itiraz süresinin geçmesi ile Markalar Dairesi kararı TÜRKPATENT kararı olarak kesinleşir.” denmiştir. Markalar Dairesi Kararına karşı itiraz edildiği ve YİDK tarafından inceleme yapıldığı süreçte Markalar Dairesi Kararı kesin ve nihai bir karar olarak kabul edilemeyecektir. Nitekim Markalar Dairesi kararına karşı yapılan itirazı YİDK değerlendirir ve TÜRKPATENT bünyesindeki nihai kararı verir. Ancak YİDK kararı, TÜRKPATENT nezdinde nihai bir karar olsa da bu karara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki ay içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde kurum kararının iptali davası açılabilir. Eğer bu süre içerisinde dava açılmazsa, YİDK kararına karşı herhangi bir aksiyon alınamayacağından karar kesinleşmiş kabul edilecektir. Aksi takdirde, iptal davası açılması durumunda YİDK kararı TÜRKPATENT’in nihai kararı olsa da bu kararın herhangi bir işleme konu edilebilmesi için yargılama sürecinin tamamlanması beklenmelidir.
Bu nedenle, iptal davası açılmış bir YİDK kararı, henüz kesinleşmemiş bir karar olarak değerlendirilmelidir ve hükme esas alınmamalıdır. 2. Kesinleşmiş TÜRKPATENT Kararı Olmaksızın Marka Haklarından Yararlanma ve Yanıltıcılık Günümüzde marka başvuru sahipleri, yalnızca başvuru yaparak henüz tescil süreci tamamlanmamış markalarını aktif biçimde kullanmaya ve/veya bu markaların hukuki menfaatlerinden yararlanmaya başlamaktadır. İşbu durumlar SMK kapsamında belirtilen kurallara uygun yapıldığında herhangi bir sorun teşkil etmemektedir. Örneğin, başvuru halindeki bir markanın tescilli olduğu anlamına gelen “®” amblemi yerine henüz başvuru sürecinde olduğunu (veya tescilli olmadığını) gösterir “™” ibaresi ile kullanılması veya üçüncü kişi markalarına TÜRKPATENT nezdinde itiraz edilmesi ile markanın bültende yayınından sonra olacak şekilde üçüncü kişilerin haksız kullanımlarına karşı marka tecavüzü davalarının açılması hukuka uygun olacaktır.
Fakat, bazı durumlarda marka başvuru sahipleri SMK kapsamında belirtilen marka haklarından hukuka uygun şekilde değil de üçüncü kişi ve kurumları yanıltabilecek şekilde yararlanma sağlamakta ve bu durum doğrudan veya dolaylı olarak zararlara sebebiyet verebilmektedir. Bu makalenin devamında, TÜRKPATENT’in bu yönlü bir nihai veya kesinleşmiş bir kararı olmamasına rağmen aksi yönde yapılan gerçek dışı beyanların haksız rekabete sebebiyet verip vermedikleri hususu değerlendirilecektir. Bu kapsamda öncelikle tescillenmemiş markaların tescillenmiş bir marka olarak gösterilmesi suretiyle tüketicilerin ve diğer ilgili kişi ve kurumların yanıltılması durumu incelenmelidir. Markalarının tescili için başvuruda bulunan marka sahipleri, henüz tescil işlemi tamamlanmadan (yani TÜRKPATENT’in nihai tescil kararı verilmeden), tüketicilere markanın tescillendiği algısı yaratacak ifadelerde bulunabilmektedirler. Yine, başvuru sahipleri, henüz tescil edilip edilmeyeceği belli olmayan markalarını çeşitli sözleşmelere konu etmekte ve henüz doğmamış haklara dayanarak hukuki taleplerde bulunabilmektedirler.
Bir karar Kurum nezdinde kesinleşmiş olabilir; bu, hukuken nihai olduğu anlamına gelmez.
Marka sahiplerinin henüz tescillenmemiş markaları için “tescillenmiş” yönündeki açık ifadelerinin tüketicileri ve diğer ilgili kişi ve kurumları yanıltacağı izahtan varestedir. Bu açık ifadelerin yanı sıra, marka sahipleri çeşitli semboller kullanarak da markanın tescillenmiş olduğu yönünde algı yaratabilirler. Dünyanın birçok bölgesinde tescil edilmiş markalar “®” sembolü ile, başvuru aşamasında olanlar veya hiç tescil edilmemiş markalar ise “™” sembolü ile gösterilmektedir[2]. Bu semboller bazı ülkelerde zorunluluk olup, kullanılmaması üçüncü kişilere karşı hak arayışında sorunlara yol açabilmektedir. Bazı ülkelerde ise, zorunluluk olmamakla birlikte açık mevzuat düzenlemesi olarak bulunmaktadır. Türkiye’de ise bu sembollerin kullanılmasına ilişkin bir zorunluluk veya mevzuatsal düzenleme bulunmamaktadır. Herhangi bir zorunluluk veya mevzuatsal düzenleme olmamasına rağmen, Türkiye’de bir marka sahibinin bu sembolleri gerçek dışı olacak şekilde kullanmaları açık bir yanıltıcılığa sebebiyet verebilecektir.
Diğer yandan, rekabetin yoğun olduğu sektörlerde, rakip teşebbüsler marka başvurularını sıkı şekilde takip etmekte ve Bülten’de yayımlanan başvurulara çeşitli gerekçelerle düzenli olarak itiraz etmektedirler. Bir marka başvurusuna itiraz edildiğinde, öncelikle Markalar Dairesi tarafından değerlendirme yapılmakta ve karar verilmektedir. Markalar Dairesi’nin kararına karşı itiraz edilmesi durumunda ise YİDK tarafından TÜRKPATENT adına nihai bir karar verilmektedir. Ancak YİDK tarafından verilen bu karar nihai nitelikte olmakla birlikte, kesinleşmediği sürece herhangi bir ihtilafta kesin bir dayanak olarak kullanılamamaktadır. Buna rağmen, bazı rakip teşebbüsler, kesinleşmemiş bir kararı kesinleşmiş gibi göstererek veyahut TÜRKPATENT’in nihai kararı henüz düzenlenmemişken nihai bir karar varmışçasına çeşitli kurum ve kuruluşlara başvurmakta veya kamuoyuna yanıltıcı açıklamalarda bulunmaktadır. Bu tür eylemler hem rekabet ortamını bozmakta hem de hakkında haksız ve hukuka aykırı açıklamalar yapılan kişilerin ticari faaliyetlerine ciddi zarar vermektedir.
3. TÜRKPATENT’in Kesinleşmemiş Kararına Dayalı Yanıltıcılık Durumunda Haksız Rekabet İddiaları ve Bağlantılı Davalar Yukarıda anlatılanlar ışığında özellikle başvuru sahibinin veyahut üçüncü kişilerin marka haklarına ilişkin henüz kesinleşmeyen kararlara istinaden gerçekleştirdiği eylemler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) madde 55/1-a-1 uyarınca “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” kapsamına girebilecek ve haksız rekabet teşkil edebilecektir. Doktrinde, başkaları hakkında yapılan olumsuz açıklamaların haksız rekabet oluşturabilmesi için aşağıdaki unsurların bulunması gerektiği kabul edilmektedir: [3]
Bir açıklama mevcut olmalıdır,
Bu açıklama başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında olmalıdır
Bu açıklama yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olmalıdır.
Emsal kararlarda da kanun hükmünde aranan kötüleme şartının, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir.[4] Doktrinde de kötüleme "muhatabın üzerinde olumsuz etki yapan, her türde ve içerikteki karalayıcı veya küçültücü açıklama olarak" nitelendirmiş olup, kötülemenin varlığından bahsedebilmek için kast aranmamaktadır.[5] Nitekim doktrindeki bir görüşte de açıklamanın hangi amaçla yapıldığı önem arz etmediği, haksız rekabet teşkil eden kötüleme eyleminden bahsedebilmek için kişinin kendini veya üçüncü kişiyi öne geçirme kastı aranmadığı belirtilmiştir.[6] Rekabeti etkileyip etkilemediği ise, açıklamanın ulaştığı kitlenin tarafsız ve makul bir birey nezdinde yaratacağı algı üzerinden değerlendirilir. Bu sebeple kötüleme teşkil eden açıklamaların gerçek veya sanal ortamda olması, sözlü veya yazık veyahut işitsel olması sonucu değiştirmeyecektir. Yine aynı şekilde, açıklamaların ulaştığı kitlenin büyüklüğü de eylemin haksız rekabet olarak tanımlanmasında belirleyici değildir.
Bir açıklama, o açıklamayı yapan ile açıklamanın doğrudan muhatabı dışında üçüncü kişilere ulaşmışsa veya ulaşabilecek durumdaysa o açıklamanın "rekabet ortamını etkilemeye elverişli" olduğunun kabul edilmesi gerekir.[7] Bu kapsamda, henüz tescil edilmemiş bir marka hakkına dayalı tescilliymiş gibi yapılan açıklamalar yanlış ve yanıltıcı bir açıklama kabul edilerek haksız rekabet teşkil edebilecektir. Buradaki haksız rekabet hususu sarih olabileceği gibi “®” ve “™” sembollerinin yanlış şekilde kullanımından da kaynaklanabilecektir. Örneğin; bir marka sahibinin markası henüz tescil kararı almamışken, tescilliymiş gibi göstererek lisans sözleşmeleri imzalaması ve akabinde lisans alanların tescile dayalı hakları kullanamamaları durumunda lisans alanlar aleyhinde haksız rekabetin şartlarının oluştuğu kabul edilmelidir. Yine, bir marka sahibinin markasının tescilli olduğu sınıflar anlamında yapacağı yanıltıcı açıklamalar da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Örneğin, bir marka sahibinin markasının kapsamadığı emtiaları kapsıyor gibi göstererek rakibinin müşterilerine bilgi mektubu göndermesi ve ilgili markanın sahibinin kendisi olduğunu belirtmesi durumunda sınıf ayrımı yapılmaması nedeniyle müşteriler gerçeğe aykırı bilgi edinmiş olacaklar ve bu durum da rakip firma aleyhinde haksız rekabete sebebiyet verebilecektir. Yine, üçüncü kişilerin bir marka veya sahibi hakkında kesinleşmemiş bir TÜRKPATENT kararını dayanak göstererek yaptığı açıklamalar ve yanıltıcı beyanlar da haksız rekabete sebebiyet vermelidir. Örneğin, birbirine rakip firmalar, devlet kurumlarından veya özel kuruluşlardan sağlanan çeşitli teşvikler ve destekler doğrultusunda markalarını tescil ettirme sürecine girmektedir. Bu destekler çoğu zaman, markanın tescil edilmiş olması veya başvuru sürecinin olumlu bir şekilde devam etmesi şartına bağlanmaktadır. Ancak uygulamada, bazı firmaların marka başvuruları TÜRKPATENT nezdinde yapılan re’sen inceleme sonucunda veya üçüncü kişilerin yaptığı itirazlar üzerine Markalar Dairesi tarafından reddedilebilmektedir.
Bu ret kararları her zaman kesinleşmiş bir ret kararı niteliğinde olmayabilir; zira Markalar Dairesi kararına karşı YİDK’ya ve sonrasında yargı yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. Bu noktada, diğer bir rakip firma, henüz kesinleşmemiş bir ret kararını gerekçe göstererek destek sağlayan bakanlığa veya ilgili kuruma başvurmakta ve rakip teşebbüsün marka hakkının bulunmadığını ileri sürerek verilen desteğin iptal edilmesini talep edebilmektedir. Böyle bir durumda, şikâyeti değerlendiren destek kurumu, kendisine iletilen bilgileri titizlikle incelemeli ve şikâyetin dayanağı olan kararın kesinleşip kesinleşmediğini araştırmalıdır. Eğer ilgili ret kararı kesinleşmişse, kurum gerekli aksiyonları almakta serbesttir. Ancak karar henüz kesinleşmemişse, destek sürecinin kesilmesi veya iptali hukuka aykırı sonuçlar doğurabilecektir. Çünkü, kesinleşmemiş bir karara dayanılarak bir ticari işletmenin destekten mahrum bırakılması veya zarar görmesi, doğrudan haksız rekabet niteliğinde kabul edilecektir.
Henüz kesinleşmemiş kararlara dayanarak kamu kurumlarını veya üçüncü kişileri yanlış yönlendirmek suretiyle rakibin ticari pozisyonuna zarar vermek, TTK uyarınca haksız rekabet olarak değerlendirilmelidir. Yukarıda anlatılan durumların vuku bulması halinde, zarar gören taraf, haksız rekabetin tespiti, men’i (önlenmesi) ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için hukuk davası açabilecektir. Haksız rekabet nedeniyle açılacak davalar, TTK madde 4 gereğince mutlak ticari dava niteliğindedir ve bu tür davalara bakmakla görevli mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olmalıdır. Ancak, bazı durumlarda görevli mahkemelerin konunun sınai hak uyuşmazlığından doğduğu iddiasıyla fikri ve sınai haklar mahkemeleri (veya bu sıfatla asliye hukuk mahkemeleri) olması da mümkün olabilmektedir. Burada net bir uygulama birliği bulunmamaktadır. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi veya haksız rekabet temelde bir haksız fiil olduğu için haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir.
Bununla birlikte, TTK madde 62 hükmü gereği, haksız rekabet fiilleri yalnızca özel hukuk sorumluluğu doğurmakla kalmamakta, aynı zamanda suç olarak da düzenlenmiştir. Bu çerçevede, suçtan zarar gören kişi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içerisinde şikâyet hakkını kullanarak ceza soruşturması başlatılmasını talep edebilecektir.
Patent/Faydalı Model Hakları Bakımından İnceleme
Kesinleşmemiş karara dayanılarak rakibin müşterilerine gönderilen yazılar, tekrar eden bir sorumluluk kaynağıdır.
1. Patent Başvuru Süreci, Türk Patent ve Marka Kurumu Nihai Tescil Kararı Bir buluşu gerçekleştiren kişi veya kişiler, buluşa konu patentin tescili için TÜRKPATENT’e başvuruda bulunabilmektedir. Yapılan başvuru, öncelikle TÜRKPATENT tarafından şekli incelemeye tabi tutulur. Bu aşamada, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) madde 90’da belirtilen unsurların başvuruda bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Patent başvurusu yapıldıktan sonra, başvuru sahibinin, başvuru tarihinden itibaren 12 ay içerisinde araştırma talebinde bulunması zorunludur. Bu süre içerisinde araştırma talebinde bulunulmadığı takdirde, başvuru geri çekilmiş sayılır. Araştırma raporunun bildiriminden sonra, başvuru sahibi üç ay içerisinde gerekli ücreti ödeyerek başvurunun esas incelemesini talep etmelidir. Aksi takdirde, yine başvuru geri çekilmiş sayılacaktır. SMK madde 97 uyarınca, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık süre- nin dolmasıyla ya da başvuru sahibinin erken yayım talebiyle, patent veya faydalı model başvurusu Resmi Bülten’de yayımlanır.
Bültende yayımlanan patent başvurusuna karşı üçüncü kişiler, patentin verilmesine ilişkin kararın yayımlandığı tarihten itibaren altı ay içerisinde itiraz edebilir. İtiraz için gerekli ücretin ödenmesi şarttır. Yapılan itiraz, TÜRKPATENT tarafından patent sahibine bildirilir ve patent sahibine üç ay içinde görüşlerini sunma veya patent üzerinde değişiklik yapma imkânı tanınır. İtiraz, sunulan görüşler ve varsa değişiklik talepleri dikkate alınarak Kurul tarafından değerlendirilir. İtirazın sonucunda verilen nihai karar, yeniden Bülten’de yayımlanır. TÜRKPATENT’in bu kararına karşı, patent başvuru sahibi, patent sahibi veya ilgili üçüncü kişiler, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde itirazda bulunabilir. Bu itiraz sonrasında Kurumun vereceği karar, TÜRKPATENT bünyesinde alınacak nihai karardır. Ancak marka başvuru sürecinde de detayları açıklandığı üzere, TÜRKPATENT’in nihai kararları, kesinleşmiş kararlar anlamına gelmemektedir.
Nihai kararın kesinleşebilmesi için, kararın bildiriminden itibaren iki ay içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde iptal davası açılmamış olması gerekmektedir. Dolayısıyla, iki aylık hak düşürücü sürenin dolmadığı bir aşamada, TÜRKPATENT’in verdiği karar kesinleşmiş sayılmayacak ve bu karar üzerinden hukuki sonuçlar doğurmaya dayalı işlemler tesis edilmesi mümkün olmayacaktır. Bu hususun, uygulamada özellikle dikkate alınması ve işlem tesis edilirken kararın kesinleşme durumunun mutlaka teyit edilmesi gerekmektedir. 2. Kesinleşmiş TÜRKPATENT Kararı Olmaksızın Patent/Faydalı Model Haklarından Yararlanma ve Yanıltıcılık Günümüzde bir buluşu ortaya koymak oldukça zor olduğu gibi, bu buluşun tescil edilmesi yani “patentinin alınması” süreci de hem teknik hem hukuki açıdan son derece karmaşık ve zahmetli bir süreçtir. Her ne kadar günlük kullanımda “patentli” ibaresi sıkça ve kolayca kullanılmakta olsa da, patent tescili çok aşamalı bir süreçtir ve kesinleşmiş bir hak doğurması ciddi hukuki ve teknik şartlara bağlıdır.
Buna rağmen, başvuru sahipleri, patent başvurularının henüz kesinleşip kesinleşmediğine dikkat etmeksizin ürünlerinde veya faaliyetlerinde “patentli” ibaresini kullanarak tüketiciler nezdinde yanıltıcı bir algı oluşturmaktadır. Yukarıda da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, TÜRKPATENT nezdinde henüz kesin ve nihai bir karar bulunmaksızın gerçekleştirilen bu tür kullanımlar hukuka aykırı sayılacak ve haksız rekabet sorumluluğu doğurabilecektir. Nitekim bu konuda SMK madde 106/4 uyarınca “Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları ileri süren kişi, patent başvurusu veya patentin numarasını, haklarını ileri sürdüğü kişilere bildirmek zorundadır.” denmiştir. Bu hüküm sınai haklar hukuku bakımından oldukça önemlidir, zira patente konu ürünler birçok sektörde tüketicileri ciddi olarak etkilemektedir. Zira patent konusu ürünler, özellikle sağlık, gıda, tekstil ve teknoloji gibi birçok sektörde doğrudan tüketici güvenliğini etkileyebilecek niteliktedir.
Örneğin, henüz yalnızca başvuru aşamasında olan bir makinenin “patentli” olduğu izlenimi yaratılarak piyasaya sürülmesi, bu makinenin ürettiği ürünler aracılığıyla halk sağlığını tehdit eden sonuçlar ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabilecektir. Bu sebeple, patent başvuru sahiplerinin, buluşlarına ilişkin nihai bir tescil kararı kesinleşmeden önce ürünlerinde “patentli” ibaresi kullanmaktan kaçınmaları ve ürünlerinin yalnızca başvuru aşamasında olduğunu açıkça belirtmeleri gerekmektedir. Böylece hem tüketicilerin yanıltılması önlenecek hem de hukuka uygun bir kullanım sağlanmış olacaktır. Bunun dışında, günümüzde birçok zayıflama ilacı tüketicilere pazarlanmaktadır. Bu ürünlerin bir kısmı için yalnızca patent başvurusu yapılmış olmakta, henüz başvuru süreci tamamlanmadan ürünler "patentli" olduğu izlenimiyle piyasaya sürülmektedir. Böylece, tüketicilerde ürünün güvenli olduğu ve TÜRKPATENT tarafından onaylandığı yönünde yanlış bir algı oluşturulmaktadır.
Oysa gerçekte, bu ilaçların bazıları ciddi sağlık sorunlarına yol açmakta, hatta insan ölümlerine sebebiyet verebilmektedir. Henüz kesinleşmemiş bir patent başvurusuna dayanarak tüketicilere bu tür ürünlerin sunulması, yalnızca bireysel zararlara değil, aynı zamanda kamu sağlığının tehlikeye sokulmasına sebebiyet vermektedir. Yine aynı şekilde henüz başvuru aşamasında olan bir patent hakkı sahibinin henüz tescil kararı almamışken, tescilliymiş gibi göstererek lisans sözleşmeleri imzalaması ve akabinde lisans alanların tescile dayalı hakları kullanamamaları durumunda lisans alanlar aleyhinde haksız rekabetin şartlarının oluştuğu kabul edilmelidir. Örneğin, henüz başvuru sürecinde olan bir patente konu buluşun, “patentli ürün” olarak piyasaya sunulması da aynı piyasada faaliyet gösteren rakip firmalar için yanıltıcı niteliktedir. Zira ilgili buluş, gerçekte “yenilik” kriterini taşımıyor olup patentlenemeyebilecektir. Ancak, başvuru sahibinin “patentli ürün” beyanları sebebiyle, yalnızca belirli bir şirketin ilgili ürün üzerinde tescilli bir hak elde etmiş olduğu algısı yaratabilecektir.
Bu tür bir tanıtım, piyasada söz konusu ürünü hâlihazırda milyonlarca kez üreten ve satan diğer işletmelerin meşru haklarını zedelemektedir. Yargıtay’ın 11.HD, 17.03.2022 T., 2021/3493 E., 2022/2025 K. Sayılı kararında da, müşterilere gönderilen ihtarnamelerde, bir firma hakkında başkasına ait patentli usulde üretim yapıldığı gerek- çesiyle htiyati tedbir kararı alındığından bahsedilmiş ancak ihtiyati tedbirin sadece patente konu üretim ile sınırlandırıldığı belirtilmeyerek, sanki firmanın tüm yatak yüzü üretiminin patent hakkı kapsamında olduğu izlenimi verilmiştir. Yargıtay, ihtarnamenin müşterileri nezdinde firma hakkında yanlış ve yanıltıcı bir intiba oluşturduğundan bahisle haksız rekabetin oluştuğuna karar vermiştir.[8] İşbu husus dahi göstermektedir ki, patentten doğan hakların genişletilmek suretiyle herhangi bir beyan/kullanım haksız rekabet teşkil edebilecektir. Yukarıda anlatılanlar ışığında, başvuru sahiplerinin, SMK madde 106/4 hükmü çerçevesinde, patent başvurularına ilişkin haklarını ileri sürerken dürüstlük kuralına uygun hareket etmeleri ve başvurunun yalnızca bir "başvuru" aşamasında olduğunu açık şekilde belirtmeleri gerekmektedir.
Patente konu ürüne ilişkin, buluşun koruma kapsamını genişletecek şekilde gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar hem haksız rekabet hukuku açısından hem de tüketici koruma hukuku açısından ağır hukuki sonuçlar doğurabilecektir. Henüz buluşun tescil süreci tamamlanmadan yapılan kullanımlar, yalnızca başvuru sahipleriyle sınırlı kalmayıp, üçüncü kişiler tarafından da gerçekleştirilebilmektedir. Bu tür kullanımlar da, haksız ve hukuka aykırı kabul edilmektedir. Özellikle, birçok reklam şirketi, reklam ile sağlanacak geliri artırmak amacıyla ürün tanıtımlarında “TÜRKİYE’DE İLK PATENTLİ…” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bu kullanımlar gerçeği yansıtmadığı takdirde, hem sektörde faaliyet gösteren diğer firmalara zarar vermekte hem de tüketiciler nezdinde rakip ticari işletmeler hakkında dolaylı şekilde yanıltıcı algılar oluşturmadık. Bu tür beyanlar, başkalarının ticari itibarını zedeleyebileceği gibi, tüketicilerin de hatalı tercihler yapmasına yol açmakta, dolayısıyla piyasada dürüst rekabet ortamını bozmaktadır.
[9] 3. TÜRKPATENT’in Kesinleşmemiş Kararına Dayalı Yanıltıcılık Durumunda Haksız Rekabet İddiaları ve Bağlantılı Davalar Marka hakkına ilişkin bölümde de detaylı şekilde açıklandığı üzere, henüz kesinleşmemiş TÜRKPATENT kararlarına dayanarak yapılan kullanımlar yalnızca başvuru sahipleri tarafından değil, üçüncü kişiler ve rakip firmalar tarafından da haksız rekabet aracı haline getirilebilmektedir. Benzer şekilde, patent başvurularında da, buluş henüz tescil edilmemiş ve patent hakkı kesinleşmemiş olmasına rağmen hem başvuru sahipleri hem de rakip teşebbüsler çeşitli yanıltıcı davranışlarda bulunabilmektedir. Başvuru sahipleri, henüz kesinleşmemiş patent başvurularına dayanarak ürünlerinin “patentli” olduğunu iddia etmekte ve tüketici nezdinde yanlış bir güven algısı yaratabilmektedir. Bu durum, SMK madde 106/4'te düzenlenen yükümlülüğe açıkça aykırıdır. Ayrıca bu tür beyanlar, TTK madde 55/1-a-1 uyarınca haksız rekabet fiili teşkil edecektir.
Öte yandan, rakip firmalar da henüz kesinleşmemiş bir patent başvurusunu veya başvuruya ilişkin nihai ve kesin olmayan TÜRKPATENT kararını gerekçe göstererek destek sağlayan kurumlara veya kamu otoritelerine başvurarak, rakip teşebbüsün hak iddiasını geçersiz göstermeye çalışabilmektedir. Bu tür yanıltıcı beyanlar, rakip firmaların itibarına zarar vermekte ve doğrudan haksız rekabet oluşturabilmektedir. Hem başvuru sahipleri hem de üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen bu tür kullanımlar, piyasada adil rekabet ortamını bozmakta ve tüketici güvenliğini olumsuz etkilemektedir. Gerekli koşulları “Marka Hakları Bakımından İnceleme: TÜRKPATENT’in Kesinleşmemiş Kararına Dayalı Yanıltıcılık Durumunda Haksız Rekabet İddiaları ve Bağlantılı Davalar” başlığında açıklandığı üzere, zarar gören taraf, haksız rekabetin tespiti, men’i (önlenmesi) ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için hukuk davası açabilecektir. Haksız rekabet nedeniyle açılacak davalar, TTK madde 4 gereğince mutlak ticari dava niteliğindedir ve bu tür davalara bakmakla görevli mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olmalıdır.
Ancak, bazı durumlarda görevli mahkemelerin konunun sınai hak uyuşmazlığından doğduğu iddiasıyla fikri ve sınai haklar mahkemeleri (veya bu sıfatla asliye hukuk mahkemeleri) olması da mümkün olabilmektedir. Burada net bir uygulama birliği bulunmamaktadır. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi veya haksız rekabet temelde bir haksız fiil olduğu için haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir. Bununla birlikte, TTK madde 62 hükmü kapsamında haksız rekabet eylemi suç olarak da düzenlenmiştir. Bu çerçevede, suçtan zarar gören kişi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içerisinde şikâyet hakkını kullanarak ceza soruşturması başlatılmasını talep edebilecektir. Sonuç olarak, kesinleşmemiş patent başvurularına ve bu başvurulara ilişkin TÜRKPATENT kararlarına dayanarak yapılan yanıltıcı kullanımlar ciddi hukuki ve cezai sorumluluk doğurmakta olup, tüm tarafların dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi ve bu yanıltıcı kullanımların muhataplarının da ihtiyatlı davranması gerekmektedir.
Patent başvurusunun tescilli hak gibi sunulması, tüketici nezdinde yanılgı yaratır.
4.Emsal Kararlar Doğrultusunda Yargıtay Uygulamaları Yukarıda açıklananlar kapsamında, her ne kadar sınai mülkiyet haklarına ilişkin kesin ve nihai TÜRKPATENT kararı olmaksızın gerçekleştirilen yanıltıcı beyanlar/kullanımlar bakımından doğrudan verilmiş bir emsal karar bulunmasa da Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ticari teşebbüsler arasında yanıltıcı beyanlara/ kullanımlara dayalı haksız rekabetin varlığına ilişkin kararların, kıyasen sınai mülkiyet hakları bakımından da uygulanması gerektiği kanaatindeyiz. Bu kapsamda, Yargıtay HGK., E. 2019/519 K. 2022/83 T. 8.2.2022 sayılı kararında da açıklandığı üzere yanıltıcı beyanlar içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay veyahut durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Açıklamanın "yanlış" olup olmadığını tespit bakımından yegâne ölçüt, gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığıdır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar, objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır.
Olaylar/olgular hakkındaki her türlü yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecek; açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemeyecektir. Yanıltıcı açıklama ise mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Başka bir deyişle, yanıltıcı açıklamadan; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin, resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanması kastedilmektedir. Ancak, rakipler arasında maddi olgulara, yani doğru ya da yanlış şeklinde ispatlanabilecek vakalara dayanıyorsa, iddiaların yanlış ya da doğruluğunun kanıtlanamıyor olması reklamda kullanılan ifadeyi haksız kılar. Buna karşın gerçek olguları temel alan ithamlar uygun bir üslup ile kullanıldığı ve gereksiz yere incitici olmadığı sürece hukuka uygun kabul edilmiştir.
Açıklamadaki ifadeler, rakiplerle ilgili maddi olgulara, yani doğru ya da yanlış şeklinde ispatlanabilecek vakalara dayanıyorsa haksız rekabet gerçekleştirildiği kabul edilmezken, iddiaların yanlış ya da doğruluğunun kanıtlanamıyor olması kullanılan ifadeyi haksız kılar. Buna karşın gerçek olguları temel alan ithamlar uygun bir üslup ile kullanıldığı ve gereksiz yere incitici olmadığı sürece hukuka uygundur. [10] Doktrindeki bir görüşe göre, yanıltıcı açıklama yapılması gerekli olan açıklamanın yapılmayarak muhatabı yanıltma durumunda da söz konusu olabilir. Söz konusu durumda, konunun muhatapta tam, doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde algılanabilmesi için gerekli olan açıklama veya eklemelerin yapılmaması yanıltıcı olarak kabul edilebilecektir. Yanıltıcı beyanlar niteliği, tarzı ve içeriğiyle birlikte ele alındığında, açıklamanın muhatabının yanlış algılamasına sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek olan açıklamalardır.[11] Bu kapsamda, yanıltıcı beyanın hedef kitlenin kötülenen kişiye yönlendirdiği saygınlığı azaltıcı bir etkide bulunması ya da saygınlığına zarar verici bir tepkiye yol açması halinde haksız rekabeti oluşturabileceği doktrinde kabul edilmiştir.
[12] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10884 K. 2014/1111 T. 20.01.2014 sayılı kararında “Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, henüz davacıya atfedilen kusur hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı halde davalıların, sebebi ne olursa olsun davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren ve davalının müşterisi olduğu ispatlanamayan, ispatlansa dahi önem arz etmeyen yetmişdört adet şirkete bu konuda bir mahkeme kararı olduğu izlenimini uyandıracak şekilde e-posta göndermelerinin, kusur atfedilen tacirin belli bir emek, zaman, para ile oluşturduğu, korumaya çalıştığı ticari itibarını küçültücü, kötüleyici sonuçlara yol açacağı, ayrıca davacı şirketin başka firmalar nezdinde güven ve itibarını sarstığı, haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne…” denmiştir. İşbu karar dahi göstermektedir ki, bir teşebbüs hakkında mevcut olmayan bir karara ilişkin gönderilen e-posta ticari itibarı zedelediği kabul edilerek haksız rekabet eylemleri kapsamında değerlendirilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1768 K. 2024/601 T. 25.04.2024 sayılı kararında da “Davalının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan ve yine somut bir delil bulunmadan Facebook ve İnstagram hesapları üzerinden davacılar hakkında birtakım kötüleyici beyanlarda bulunmasının, davacılar hakkında "çalışanlarına asgari ücretten düşük ücret verdiği, çalışanlarının haklarını gasp ettiği, mafyalık yaptığı, davalı şirket müdürünün meslektaşlarını dolandırdığı” şeklinde ifadeler kullanmasının, haksız rekabet halleri arasında sayılan “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ...” halini oluşturduğu, haksız rekabete ilişkin TTK'nın 56 maddesi hükmü dikkate alındığında, davalının TTK'da düzenlenmiş olan haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığı…” tespit edilmiştir. Tüm bu anlatılanlar kapsamında, mahkeme kararı olmaksızın mahkeme kararı varmışçasına gerçekleşen kullanımlar haksız rekabet eylemi olarak kabul edilirken, nihai ve kesinleşmiş TÜRKPATENT kararı bulunmaksızın gerçekleşen kullanımlar da bu kararlar uyarınca haksız rekabet eylemi kapsamında değerlendirilmelidir.
Sonuç
Yukarıda açıklananlar ışığında nihai ve kesinleşmemiş TÜRKPATENT kararları söz konusu olduğunda, hak sahiplerinin ve üçüncü kişilerin çok daha dikkatli ve özenli bir değerlendirme süreci yürütmeleri gerekmektedir. Bu tür kararlara dayalı olarak yapılan açıklamalar, ticari beyanlar veya hukuki başvurular, hukuki sorumlulukla sınırlı olmayıp etik sorumluluk da doğurmaktadır. TÜRKPATENT kararlarına ilişkin ifadelerin gerçeğe aykırı ya da yanıltıcı nitelikte olmaması büyük önem taşımaktadır. Zira, henüz kesinleşmemiş ve nihai olmayan bir sınai mülkiyet kararına dayanılarak ifade edilen herhangi bir beyan karşı taraf açısından haksız rekabet teşkil edebilecektir. Bu durum, hem özel hukuk anlamında sorumluluk doğurur hem de ilgili mevzuat çerçevesinde haksız rekabet suçu bakımından cezai yaptırımları gündeme getirebilir. Bu nedenle gerek sınai mülkiyet hakkı sahiplerinin gerekse bu haklara ilişkin işlem tesis eden kişi, kurum ve kuruluşların, açıklama, beyan veya işlem öncesinde kararın kesinleşme durumunu titizlikle değerlendirmesi zorunludur. Hukuki belirsizliğin bulunduğu alanlarda ihtiyatlı davranılmaması, ticari itibara, tüketici güvenliğine ve rekabet düzenine telafisi güç zararlar verebilecektir.
Kaynakça
[1] 5000 s.Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun (RG. 19.11.2003/25294) [2] United States Patent and Trademark Office (USPTO), “Trademark Symbols: ® and ™ Usage”, Erişim Tarihi: Nisan 2025. [3] Nomer Ertan, F., “Haksız Rekabet”, Türk Ticaret Kanunu Sempozyumu 2019, Ş. İ. Aşıkoğlu, M. Evlek, F. P. Tokcan, A. Kaya, M. A. Özsoy (Ed.), On İki Levha Yayıncılık, 2020, s. 22-23. [4] İstanbul Bam 12.Hukuk Dairesinin 2020/868 E., 2022/1609 K. [5] Karayalçın, Y., Ticaret Hukuku, 1. Giriş - Ticari İşletme, Ankara, 1968, s. 457.; Teoman, Ö., Ülgen, H., Helvacı, M. vd., Ticari İşletme Hukuku, 1. Baskı, İstanbul, 2006, s. 458.; Örs, F. H., Türk Hususi Hukukunda Haksız Rekabet, Ankara, 1958, s. 34. [6] Coruk, İ. . (2024). Kötüleme yoluyla haksız rekabet (Yayın No: 882250) [Yüksek Lisans, İstanbul Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu [7] İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.04.2023 tarihli ve 2017/1089 E., 2023/322 K.
sayılı kararı [8] Coruk, İ. . (2024). Kötüleme yoluyla haksız rekabet (Yayın No: 882250) [Yüksek Lisans, İstanbul Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu [9] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.03.2015 tarihli ve 2014/17235 E., 2015/2912 K. sayılı kararı [10] Klaus Ikas/Matthias Eck, Hasselblatt, MAH Gewerblicher Rechtsschutz, 5. Basım, Münih 2017, § 6 (UWG) Rn. 111; ayrıca bkz. İnal/Baysal, s. 62.) [11] Pekdinçer, Tamer, Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul, Onikinci Levha Yayınları, 2016.,s.140; Kötüleme Suretiyle Haksız Rekabet Eylemi ve Bazı Özel Durumlar”, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2017, s.518 [12] Seda Kelekçi, “Kötüleme Yoluyla Haksız Rekabet” 2019, İstanbul, s.
Yeni bir başvuru, bir eksiklik yazısı, yaklaşan bir itiraz süresi veya gözden geçirilmesini istediğiniz bir portföy için bize ulaşın. Her başvuruya, işe başlanmadan önce kapsam, süre ve maliyet konusunda net bir değerlendirme dönülür.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofislerimiz, İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir marka başvurusu da yapsanız, uluslararası bir portföyü yeniden kurgulasanız da ilk görüşme, dosyayı fiilen yürütecek vekille yapılır.
Dava süreçleri, tazminat ve ceza işleri, sözleşme hazırlığı ve danışmanlık hukuk büromuz Devin Law & IP tarafından devinlaw.com.tr üzerinden yürütülür. İşiniz oraya aitse, bunu vekâlet sözleşmesinden sonra değil ilk görüşmede söyleriz.
İstanbul'un merkezî iş bölgesinin omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature, ofisi TÜRKPATENT irtibat bürolarına ve iş gördüğümüz şirketlerin genel merkezlerine dakikalar uzaklıkta konumlandırıyor.
Tescil işinin hakkıyla yapıldığı bir yerde kariyer kurun — kanun açık, içtihat okunmuş, takvim kontrol altında.
Neden Devin Patent
Sicili içeriden öğrenin. Oradaki her kaydın neden önemli olduğunu görün.
Vekillik, gözetim altında yaparak öğrenilen bir zanaattır. Adayları TÜRKPATENT marka ve patent vekilliği sınavlarına hazırlıyor, ilk günden gerçek dosya veriyoruz — kontrol altında, ama gerçek.
Genç meslektaşlar ilk haftadan itibaren kıdemli vekillerle doğrudan çalışır: araştırma raporları, mal-hizmet listesi ve tarifname yazımı, eksiklik yazılarına cevap, itiraz dosyaları ve uluslararası portföy yönetimi. Mentorluk kurgulanmıştır, geri bildirim süreklidir ve sorumluluk yalnızca kıdemle değil, gösterilen yetkinlikle büyür.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Marka ve Patent Vekilleri
Form doldurmak yerine uluslararası portföy yönetmek isteyen, sicile kayıtlı vekiller veya TÜRKPATENT sınavlarına hazırlanan adaylar.
Stajyerlik
Hukuk ve mühendislik öğrencileri için staj — deneyimli mentorlar eşliğinde araştırma, başvuru usulleri, bülten izleme ve itiraz dosyalarıyla doğrudan temas.
İdari Kadro
Finans, idari işler ve süre takibi rolleri — sürelerin kaçmasını önleyen operasyonel omurga.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.